Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/35097 E. 2025/23818 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/35097
Karar No
2025/23818
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1537 E., 2021/653 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/204 E., 2019/345 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp katılmadığının ve örgütteki konumunun tespiti bakımından belirleyici delil niteliğinde olan ve talimat mahkemesince alınan ifadesi okunmakla yetinilen ... ve şüpheli olarak ifade veren ... ile hükümden sonra gelen sanık hakkında şüpheli sıfatıyla ifade veren .. .. ..'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenmesi ve tüm delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi; 2-Kabul ve uygulamaya göre de: Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K., 26.10.2015 tarih, 2015/1565 E. 3464 K. sayılı kararları). TCK'nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre, belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen, aşamalarda örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile birtakım örgüt mensupları hakkında bilgi veren, sohbet adı altındaki toplantılara katıldığına, ev abiliği, bölge mesullüğü yaptığına, kod adı kullandığına dair bilgiler vererek yargılamaya yardımcı olan sanığın, fiili statüsünü kabul ve beyan ile pişmanlığını ifade ettiğinde şüphe bulunmamakla beraber yargılama aşamasında önceki ifadelerinden açıkça dönmemekle birlikte bu fiili durumlarına ilişkin hukuki vasıflandırılmaları kabul etmemesininin, anılan kurumun mahiyeti gereği uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği de gözetilerek, hakkında TCK'nın 221/4-2 cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp makul bir oranda indirim yapılması gerekirken iddiaların bir kısmını kabul etmediğinden ve beyanlarını kısmen değiştirdiğinden bahisle yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/35097, K. 2025/23818, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2022-35097-e-2025-23818-k-cdd4d714ecd4