Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/28039 E. 2025/26588 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/28039
- Karar No
- 2025/26588
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/85 E., 2020/2101 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/227 E., 2019/376 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53... /9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Sanık müdafiinin dilekçesinde, İzmir'de yaşanan deprem olayı nedeniyle süresi içinde temyiz talebinde bulunamadıklarının savunulduğu ve sanık müdafiinin iddiasının aksine dosyada bir bilginin bulunmadığı görülmekle, sanık müdafii tarafından verilen 17.02.2021 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde verilmiş olduğu değerlendirilmekle, sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine ilişkin tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın gözaltında kaldığı süre TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak; Sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen temel cezanın 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi ile artırılması sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin fıkra belirtilmeksizin aynı Kanun'un 5. maddesi olarak gösterilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 2. paragrafındaki "5. maddesi” ibaresinin çıkarılması ve yerine "5/1. maddesi" ibaresi eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.