Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/13075 E. 2025/14328 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13075
- Karar No
- 2025/14328
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3008 E., 2020/849 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/206 E., 2018/155 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. İstinaf kanun yolu aşamasında beyanları dosyaya gönderilen ... ve ...'nun mümkün olması durumunda duruşmada hazır edilerek, aksi halde 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince tanıkların SEGBİS ile hazır edilerek beyanlarının bizzat mahkeme tarafından alınması, sanık ve müdafiine soru sorma hakkı tanındıktan ve soruşturma aşamasındaki beyanları ile çelişki olması halinde çelişki giderildikten sonra yargılamaya devamla sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Temyiz kanun yolu aşamasında sanığın sosyal medya üzerinden yapmış olduğu paylaşımlar hakkında yapılan tespitlere ilişkin düzenlenen araştırma raporunun 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik ve faydalılık derecesi gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında dosyamıza konu somut olay değerlendirildiğinde; soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra örgütteki kaldığı süre, konum ve faaliyetleri ile ilgili bilgiler verdiği ve müdafinin de etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair temyiz talebi birlikte değerlendirildiğinde; sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun önem ve şartları da hatırlatılıp ayrıntılı beyanlarının alınması, gerektiğinde usulüne uygun teşhis işleminin yaptırılması, verdiği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.