Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/11996 E. 2025/4767 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11996
- Karar No
- 2025/4767
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/831 E., 2020/232 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/357 E., 2019/54 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2019/831 Esas, 2020/232 Karar sayılı Kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Ceza yargılamasının konusunu, suç oluşturduğu iddia edilen iradi bir insan davranışı oluşturur. Kural olarak hukuki anlamda tek bir fiil ile ilgili olarak tek bir yargılamaya yapılır (non bis in idem) ve tek bir hüküm/karar tesis edilir. Hukuk güvenliği ve kesin hükmün otoritesinin korunma zarureti nedeniyle tesis edilen bu tek hüküm/karar, olağan ya da olağanüstü kanun yollarıyla kaldırılmadıkça yeni bir hüküm/karar kurulamaz. Zira hukuk düzeni infazda tereddüde yol açacak, belirsizliğe ve kaosa sebep olacak uygulamalara müsaade etmez. Diğer taraftan ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.02.2023 tarih ve 2022/-3-455 2023/85 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Her ne kadar ceza soruşturması ya da kovuşturmasına maruz kalan şüpheli veya sanığın müdafiin hukuki yardımından faydalanma hakkı bulunduğunda (5271 sayılı Kanun madde 149) ve hukuki konumu vekil ilişkisinden farklı olan müdafiin, sanıkla görüşme (5271 sayılı Kanun madde 154) ifade, sorgu (5271 sayılı Kanun madde 147) ve savunma gibi usul işlemlerinde sanığın yanında bulunma (5271 sayılı Kanun madde 188, 197, 215, 226), yargı merciilerince yapılacak tebligatların kendisine (de) yapılmasını bekleme (5271 sayılı Kanun madde 37/1. Maddesi delaletiyle 7201 sayılı kanun madde 11) ve sanık adına kanun yollarına başvurma (5271 sayılı Kanun madde 261) gibi yetki ve sorumlulukları bulunmakta ise de, yargılamanın sanık hakkında yapıldığında ve hükmün de sanık hakkında kurulduğunda kuşku bulunmamaktadır. Bu cümleden olarak, kurulan hükmün doğrudan muhatabı olarak "adil yargılanma hakkının" (İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi madde 6, Anayasa madde 36) öznesi sanıktır. Anılan hak kapsamında sanık, "kanun yollarını etkin biçimde kullanma/mahkemeye erişim" ve "gerekçeli karar hakkı"nın sağladığı güvencelerden gerek adli mercilerin hataları gerekse müdafiin tekasülü nedeniyle mahrum bırakılamaz. Yargılamanın her aşamasında mahkeme kararlarının ilgili ve yeterli gerekçeleri içerdiğinin kabulü için, davanın taraflarının en azından esasa müessir iddia ve savunmaları itibariyle gerçekten dinlenildiği görünümünü vermesi gerekir. (AİHM, Magnin/Fransa, 10.05.2015, no. 26219/08. 29.) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin olarak müdafiinden ayrı ve farklı gerekçelerle sanığın da istinaf talebinde bulunmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın talebi de değerlendirilmeden ve/veya değerlendirildiğine delalet eden ilgili ve yeterli gerekçeleri gösterilmeden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; sanığın istinaf talebi hakkında değerlendirilme yapılmak üzere dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza dairesine gönderilip bu hususta bir karar verildikten sonra gönderilmesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.