Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/7677 E. 2022/9195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7677
- Karar No
- 2022/9195
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat kararı Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine 7165 sayılı Kanun ile değişik CMK'nun 307. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı,başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Dairemizin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi daihilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28) Oluş, iddia ve mahkeme kabulü nazara alındığında; 26.01.2021 tarihli dilekçesiyle sanığın eşi olan Mehmet Akbaş özetle "iddianamede sanık tarafından kullanıldığı ve ByLock kurulduğu tespit edilen 0553 597 56 75 numaralı GSM hattı o dönemde kendisinin kullandığını" beyan etmesi karşısında, öncelikle sanığın eşi Mehmet Akbaş hakkında herhangi bir soruşturma veya kovuşturma dosyasının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde dava açılıp açılmadığının tespit edilerek dava açılmış olması halinde her iki dosyanın birlikte yürütülmesi, sonuçlanmış ise ilgili evrakların onaylı suretlerinin dosya içerisine alınması, ayrıca temyiz aşamasında geldiği anlaşılan mahrem imamlarla operasyonel hattan irtibat kaydının olduğuna ilişkin belgelerle UYAP'ta yapılacak araştırma sonucu sanık hakkında herhangi bir ifade beyanı olup olmadığının araştırılması, bunun yanında iddianamede sanık hakkında beyanda bulundukları anlaşılan şüpheli ve sanıkların duruşmada dinlenmelerinin sağlanarak bir bütün halinde tüm bu deliller kapsamında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.