Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/5641 E. 2022/7962 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5641
- Karar No
- 2022/7962
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN; Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2017 tarih ve 2017/495 - 2017/294 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmak Hüküm : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun 3, 5/1, TCK'nın 221/4-2.cümle, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Tanık anlatımlarına, sanık savunmasına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyuna cemaat olarak bilindiği dönemde söz konusu yapı içerisinde bulunduğu ancak bu yapının kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra 2014 yılı haziran ayından itibaren yapıyla irtibatını kestiği şeklindeki savunmasının aksine delil bulunmaması ve tanık beyanlarının sanık savunmasını doğrular nitelikte olması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulama alanı tartışılarak sonucuna göre suç kastının ve hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.