Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2013/13122 E. 2013/23137 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/13122
- Karar No
- 2013/23137
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Sanık ... hakkında müşteki ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanığın eylemini silahtan sayılan sopa ile gerçekleştirdiğinin kabulüne rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinden ceza artırımına gidilmemesi, ayrıca 5237 Sayılı TCK'nin 61/9. maddesinde belirtilen adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin ... biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz şeklindeki düzenlemenin suç tarihinden önce 19.12.2006 tarihinde 5560 Sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, buna göre temel adli para cezasının alt sınırının 120 ... olduğu gözetilmeden, sanığa eksik ceza tayini,aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasanın 3-b maddesi ile değişik 1412 sayılı yasanın 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, aynı yasanın 317. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak sanık müdafiinin TEMYİZ TALEBİNİN REDDİNE, 2-Sanık ... hakkında müşteki ...'ye karşı tehdit ve hakaret suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz isteminin incelenmesinde; Sanıktan şikayetçi olduğunu kovuşturma aşamasında beyan eden müşteki vekili temyiz talebinde de bulunduğundan 5271 sayılı CMK'nin 237/2. maddesi gereği müşteki Hayri'nin davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulü ile yapılan temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı ONANMASINA, 3-Sanık ... hakkında müşteki ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanığın eylemini silahtan sayılan sopa ile gereçekleştirdiğinin kabulüne rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinden ceza artırımına gidilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı ONANMASINA 4-Sanık ... hakkında müşteki ...'a hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanıktan şikayetçi olduğunu kovuşturma aşamasında beyan eden müşteki vekili temyiz talebinde de bulunduğundan 5271 sayılı CMK'nin 237/2. maddesi gereği davaya müşteki ...'ın katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulü ile yapılan temyiz incelemesinde; 5237 Sayılı TCK'nin 61/9. maddesinde belirtilen adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin ... biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz şeklindeki düzenlemenin suç tarihinden önce 19.12.2006 tarihinde 5560 Sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, buna göre temel adli para cezasının alt sınırının 90 ... olduğu gözetilmeden, sanığa eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün bu sebepten isteme aykırı BOZULMASINA, 5-Sanık ... hakkında müşteki ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanıktan şikayetçi olduğunu kovuşturma aşamasında beyan eden müşteki vekili temyiz talebinde de bulunduğundan 5271 sayılı CMK'nin 237/2. maddesi gereği davaya müşteki ...'ın katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulü ile yapılan temyiz incelemesinde; a-Sanığın eylemini silahtan sayılan sopa ile gerçekleştirdiğinin kabulüne rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinden ceza artırımına gidilmemesi, b-5237 Sayılı TCK'nin 61/9. maddesinde belirtilen adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin ... biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz şeklindeki düzenlemenin suç tarihinden önce 19.12.2006 tarihinde 5560 Sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, buna göre temel adli para cezasının alt sınırının 120 ... olduğu gözetilmeden, sanığa eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün bu sebepten isteme aykırı BOZULMASINA, 6-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında müşteki Hayri'yi yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanıklardan şikayetçi olduğunu kovuşturma aşamasında beyan eden müşteki nin vekili temyiz talebinde de bulunduğundan 5271 sayılı CMK'nin 237/2. maddesi gereği müşteki Hayri'nin davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulü ile yapılan temyiz incelemesinde; 5237 Sayılı TCK'nin 61/9. maddesinde belirtilen adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin ... biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz şeklindeki düzenlemenin suç tarihinden önce 19.12.2006 tarihinde 5560 Sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, buna göre temel adli para cezasının alt sınırının 120 ... olduğu gözetilmeden, sanıklara eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 04.06.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.