Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2011/38576 E. 2012/4096 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2011/38576
Karar No
2012/4096
Karar Tarihi

Yaralama suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, 271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8.fıkrası uyarınca 3 yıllık denetim süresi getirilmesine ve yükümlülüklere hükmedilmesine yer olmadığına dair Bakırköy 3.Çocuk Mahkemesinin 06.05.2008 tarihli ve 2007/35 esas,2008/615 sayılı kararının Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 23.02.2009 tarihli ve 2009/5464-8025 sayılı ilamıyla kanun yararına bozulmasını müteakip yapılan yargılama neticesinde 5271 sayılı Kanunun 231.madde uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8.fıkrası uyarınca 3 yıllık denetim süresi getirilmesine ve yükümlülüklere hükmedilmesine yer olmadığına ilişkin aynı mahkemenin 10.09.2009 tarihli ve 2009/151 esas, 2009/348 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 15.06.2011 tarih ve 2011/7904-34325 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29.06.2011 tarih ve 2011/233671 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; Bakırköy 3.Çocuk Mahkemesinin 10.09.2009 tarihli ara kararıyla bozma kararına direnilmesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309/5.maddesi uyarınca kanun yararına bozma üzerine verilen bozma kararlarına karşı direnilemeyeceği değerlendirilerek yapılan incelemede, Önceki düşünceye uygun olarak, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 24.09.2008 tarihli ve 2008/22700 esas, 2008/14606 sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5.maddesinde yer alan “sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonucunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir” şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında öncelikle suçun sabit olması halinde ceza hükmü kurulması gerektiği nazara alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nun 309/5.maddesinde kanun yararına bozma kararına direnilemeyeceğinin açıkça belirtilmesi karşısında, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen hususlar yerinde görüldüğünden, Bakırköy 3.Çocuk Mahkemesinin 10.09.2009 tarih ve 2009/151 Esas, 2009/348 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2011/38576, K. 2012/4096, T. 08.02.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2011-38576-e-2012-4096-k-9b6e15330383