Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2011/17903 E. 2011/15803 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2011/17903
Karar No
2011/15803
Karar Tarihi

Kasten yaralama suçundan sanık ...'nın; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2-3-a(2 defa),62/1.(2 defa) maddeleri uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,Terme Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2002 tarihli ve 2001/178 Esas-2002/230 sayılı ilamının tekerrüre esas olması sebebiyle cezasının anılan Kanunun 58/6-7.maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,cezanın infazından sonra 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Terme Sulh Ceza Mahkemesinin 13.10.2008 tarihli ve 2008/100-377 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 15.08.2011 tarih ve 2011/10514-43207 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.09.2011 tarih ve 2011/267688 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 305/1.maddesinin 1.bendinde yer alan, “ikimilyar liraya kadar(iki milyar dahil)para cezalarına dair olan hükümler ...temyiz olunamaz”ve aynı maddesinin son cümlesindeki “bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olamaz” şeklindeki hüküm karşısında,adı geçen sanığın Terme Sulh Ceza Mahkemesinin 24.06.2002 tarih ve 2001/178 esas,2002/230 sayılı ilamı ile mahkum olduğu 158.184.000 Türk lirası ağır para cezasına ilişkin kararın tekerrüre esas alınması ve hakkında hükmolunan iki ayrı 5 ay hapis cezalarının infazının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre yapılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: İnceleme konusu hükümde, yasa yoluna müracaat süre ve şekillerine doğru yer verilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2, 232/6 ve Anayasa’nın 40. maddesi hükümlerine göre anılan yasa maddelerine aykırılık yapılmıştır. Bu nedenle katılan ...'ya yapılan meşruhatlı karar tebliğinde sanığın eylemine yönelik temyiz yolu açık olduğu halde Terme Asliye Ceza mahkemesinde itiraz yolu açık olmak üzere denilmek suretiyle yanılgıya düşürecek şekilde de yöntemine uygun olmayacak şekilde tebligat yapılmış ve bu nedenle karar kesinleşmemiştir. Yerel mahkeme tarafından, katılan ...nın sanık hakkındaki hükme ilişkin başvuracağı yasa yolu ve mercii ve süresi, bu yasa yoluna ne şekilde başvurabileceği ve temyiz etmediği takdirde hükmün kesinleşeceği hususları tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmek suretiyle kararın yöntemine uygun olarak yeniden tebliği ve şayet temyiz edilmez ise karar kesinleştirilerek, olağan üstü yasa yolu olan kanun yararına bozma isteminde bulunulması gerekmektedir. Terme Sulh Ceza Mahkemesinin 13.10.2008 tarih ve 2008/100-377 sayılı kararı katılanİbrahim ...'ya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinden kesinleşmemiştir.5271 sayılı CMK.nun 309/1.maddesine göre, sadece kesinleşmiş karar ve hükümler için kanun yararına bozma talep edilebileceğinden; Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahallinde gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 02.11.2011 gününde oybirliğiyle gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2011/17903, K. 2011/15803, T. 02.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2011-17903-e-2011-15803-k-a82bf0868cb4