Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2009/24966 E. 2010/16155 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/24966
- Karar No
- 2010/16155
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine ve beraatlerine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Sanık ... hakkında 456/4 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tayin edilen cezanın tür ve miktarına, 5237 sayılı Kanunun 50/5.maddesine göre; hükmün 14.7.2004 ... ve 5219 sayılı Kanunun 3/b maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK. 305/1.maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından sanık vekili ve katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II- Sanıklar hakkında beraate dair hükümlerle sanık ... hakkında 456/1 maddesinden mahkumiyetine dair hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık vekili ve katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, III- Sanık ... hakkında hakaret, sanık ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair gerekçe kısmında yapılan değerlendirmede “.sanıkların suçtan ... zararı karşılamamış olmaları ve suç işlemeyecekleri yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle…” şeklinde açıklamada bulunulduğu, ancak sanıkların üzerlerine atılı hakaret ve tehdit suçlarından dolayı katılanda maddi bir zararın oluşmasının mümkün bulunmadığı, manevi zararların ise madde kapsamı dışında kaldığı, ayrıca sanıkların ileride suç işleyip işleyemeyeceklerine dair değerlendirmenin de 5271 sayılı CMK’nın 232/6-b alt bendine göre “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak” yapılması gerektiğinin belirtilmesine karşılık, yasal nedenleri içermeyen gerekçelerle yazılı şekilde 5271 sayılı CMK’nın 231/6. maddesinin uygulanmasının reddine dair karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş sanıklar vekili ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.