Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2009/23174 E. 2010/707 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2009/23174
Karar No
2010/707
Karar Tarihi

Müessir fiil suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 456/3, 457/1, 51/2, 59/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 10 ... ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.1998 tarihli ve 1997/85 Esas, 1998/143 sayılı kararının infazı sırasında, 22.12.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4616 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 4616 sayılı Kanun gereğince şartla tahliyesine ilişkin, aynı Mahkemenin 10.01.2001 tarihli ve 2001/8 müteferrik sayılı kararını müteakip, sanığın adli sicil kaydının silinmesi talebini üzerine, 16.10.1998 tarihli ve 1997/85 esas, 998/143 sayılı ilamıyla verilen 1 yıl 10 ay 6 ... ağır hapis cezasına dair kaydın adli sicil arşiv kaydından silinmesine ilişkin, anılan mahkemenin 18.02.2009 tarih ve 2009/43 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 20.10.2009 tarih ve 2009/12261- 59318 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 5.11.2009 tarih ve 2009/244691 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur tebliğnamede; 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. madddesi 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun'un 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Anayasanın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 18.2.2009 tarih ve 2009/43 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CmK'nun 309/3. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, kararın bir suretinin Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesi için, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 1.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2009/23174, K. 2010/707, T. 01.02.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2009-23174-e-2010-707-k-19f304bf2af7