Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2009/12819 E. 2010/15360 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/12819
- Karar No
- 2010/15360
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine, Hukuk açılmasına yer olmadığına Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşülüp düşünüldü: 1- Sanık hakkında ağaç kesme eyleminden verilen karara yönelik müdahil vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sorgu tarihi olan 14.9.2004 tarihi ile inceleme tarihi arasında 765 sayılı TCK' nun 102/4. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerkçekleşmesi, Bozmayı gerektirmiş müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten BOZULMASINA, ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının CMUK'nun 322/1 ve CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 2- Sanık hakkında mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunla, özel nitelikte olan 6831 Sayılı Orman Kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin bütün halinde değerlendirme sonucu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği ve 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK'nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanığın, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 21.10. 2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.