Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2008/17646 E. 2010/18434 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/17646
- Karar No
- 2010/18434
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Sanık ...’ın 6136 sayılı yasaya muhalefet suçu ve sanık ...’in yaralama suçlarına yönelik yapılan temyiz incelemesinde; Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin; 2-Sanık ...’ın yaralama suçuna yönelik yapılan temyiz incelemesinde ise; Koşulları oluşmadığından 5271 sayılı CMK.’nun değişik 231.maddesinin sanık hakkında uygulanamayacağı anlaşılarak yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nun 150/3 maddesinde daha önce müdafii tayini zorunluluğu üst sınırı en az 5 yıl hapis cezasını gerektiren suçlarda öngörülmüşken 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı yasayla yapılan değişiklikle alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar için öngörülmüş olmakla somut olayda zorunlu müdafii tayini zorunluluğu bulunmadığından, müdafii yokluğunda karar verilmesi CMK'nun 188/1 maddesine aykırı bulunmadığından,tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak; 1-Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi yazılmayarak CMK'nun 232/2-c. maddesine aykırı davranılması, 2-Mağdur ... hakkındaki raporlardaki bulgulara göre mağdura ait raporların 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri ve yeni Adli Tıp Kriterlerine göre yeniden değerlendirilmesini gösterir raporun alınmasından sonra eski ve yeni kanunun bütün hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanıp, lehe ve aleyhe olan yasanın saptanması ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmek suretiyle 5252 sayılı Kanunun 9/3.maddesine muhalefet edilip,ayrıca karma uygulama yapılmak suretiyle hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 29/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.