Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/7323 E. 2016/303 K. – Sıra Cetveline
Konu: Sıra Cetveline İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/7323
- Karar No
- 2016/303
- Karar Tarihi
- Konu
- Sıra Cetveline İtiraz
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı vekili, ...Müdürlüğü'nün 2002/969 E. sayılı dosyasından satışı yapılan taşınmazlara ait paranın 14.01.2008 tarihinde paylaştırılmasına dair karar verildiğini, müvekkili bankanın takip borçlusu ... ve kefillerinin teminatını teşkil eden borçlu şirkete ait... mevkii 12 pafta 1091 ada olarak kayıtlı fabrika binasının alacaklarına mahsuben satın alındığını, borçlulardan ... adına kayıtlı bulunan...mevkii 758,759,762 parsellerde kayıtlı arsaların üçüncü şahıslar tarafından satın alındığını, icra müdürlüğünün 14.01.2008 tarihinde dosya içerisinde mevcut toplam 245.932,08 TL ipotek bedeli ve dosya masrafı haricindeki bakiye satış bedelinin, ... Müdürlüğü,... ...'ne ödenmesine dair karar verdiğini,..., ...Vergi Dairesi Müdürlüğü borçlu şirket olan... adına oluşan alacağına mahsuben haczine karşılık sadece borçlu şirkete ait...merkez... Mevkii 12 pafta 1091 ada olarak kayıtlı fabrika binasının satış bedelinden kalan 86.000,00 TL üzerinden alabileceğini,...borçlu ...'ndeki ortak sıfatıyla sermaye yükümlülüğü ile sınırlı olduğunu, icra müdürlüğünün bu kararının, Vergi Kanun'una, 5411 sayılı Bankalar Kanunu'na, Kurumlar Vergisi Kanunu'na ve 6183 Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, icra müdürlüğünün işleminin kısmen iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sıra cetveline itiraz davasında husumetin alacağının esas ve miktarına itiraz edilen alacaklıya yöneltilmesi gerektiği, ıslah yolu ile hasım değiştirilmesin de mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı vekili, sıra cetveline ilişkin talebini icra hukuk mahkemesinde icra müdürlüğünü hasım göstererek yapmış, icra hukuk mahkemesince talebin, alacağın esasını ilgilendirdiğinden bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, görevsizlik kararı sonucu dosya kendisine intikal eden asliye hukuk mahkemesince de karşı görevsizlik kararı verilmesi sonucu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2012/5698 E. ve 2012/10788 K. sayılı kararı ile yargı yeri olarak ... Mahkemesi belirlenmiştir. Mahkemece, mercii tayini sonucu verilen kararın 07.03.2013 tarihli celsede okunmasından sonra davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. İİK'nın 142/1. maddesi hükmüne göre, "cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir." Anılan hükümde yer alan "alakadarlar" ifadesi, kural olarak borçluyu değil, şikayet eden alacaklıdan sıra itibariyle önce olan ve kendisine pay ayrılan alacaklıları ifade eder. Şikayet, kural olarak şikayet edene göre sıra cetvelinde öncelikli olup, pay ayrılan ya da aynı derecede hacze iştirak eden alacaklılara, diğer anlatımla kendisine pay ayrılan ve şikayet sonucundan etkilenecek olan alacaklılara yöneltilmelidir. İcra Müdürlüğü'nün (memur) işlemine karşı İİK'nın 16. maddesine dayalı şikayette, İcra Müdürlüğü'ne husumet yöneltilmesi gerekmekte ise de, takibi yapan icra müdürlüğü'nün sıra cetveli işlemine şikayet ve itiraz davaları bakımından pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Şikayette hasım gösterilmemesi ya da eksik veya yanlış kişiye husumet tevcih edilmesi talebin reddini gerektirmez. Bu durumda mahkemece davacıya sıra cetvelinde kendisinden önce gelen ve pay ayrılan alacaklılara husumet tevcihi yönünde HMK'nın 119/2. maddesi uyarınca kesin süre verilip bu alacaklıların da davaya dahil edilmesi, dava dilekçesinin tebliğ edilerek, taraf teşkilinin sağlanması, varsa savunma ve delilleri değerlendirilerek davanın incelenmesi gerekli olup, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.