Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/534 E. 2016/493 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/534
Karar No
2016/493
Karar Tarihi

MAHKEMESİ Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında gecikme tazminatına ilişkin asıl, sözleşmenin feshine ilişkin birleşen ve tazminata ilişkin karşı dava sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 18.09.2014 gün ve 5029 Esas, 5755 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi asıl davada davacılar vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. Asıl davada (2004/7 E.) davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı yüklenici arasında 03.11.1998 tarihinde 1413 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapılması için arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşme ile müvekkillerine isabet eden 1/2 mesken ve bir dükkanın 31.07.1999 tarihinde müvekkillerine teslim edileceği ve bu tarihte teslim edilmemesi halinde geciken her ay için 1.000,00 USD gecikme tazminatı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının kendisine isabet eden yerleri tamamlayarak kullandığı halde müvekillerine söz konusu bağımsız bölümlerin teslim etmediğini ileri sürerek, 50.000,00 USD karşılığı 71.500,00 TL gecikme tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekili ise, inşaatın davaya konu 1413 parsele bitişik 1414 parsele taştığından 1414 parsel maliki tarafından imar uygulamasının iptali için...dava açıldığını, davacıların imar uygulaması sonucu tahakkuk eden harç ve vergileri ödememesi nedeniyle proje tasdikinin ve kat irtifakının kurulmasının mümkün olmadığını, gecikmenin müvekkilinden kaynaklanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 05.12.2005 tarih ve 2004/7 esas, 2005/1059 karar sayılı karar, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 25.10.2007 tarih ve 2006/3554 esas, 2007/6602 karar sayılı ilamı ile, sözleşme tarihi itibariyle arsa üzerine bina yapılıp yapılamayacağı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekliliği nedeniyle bozulmuş, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 25.11.2008 tarih 2008/4955 esas, 2008/7010 karar sayılı ilamı ile, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 15.02.2010 tarih ve 2009/45 esas, 2010/154 karar sayılı kararın, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2010 tarih ve 2010/4662 esas, 2010/7183 karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 24.01.2012 tarih ve 2011/1746 esas, 2012/262 karar sayılı ilamı ile, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, 1413 parsel hissedarlarının açtığı fesih ve tazminat davalarının aralarındaki bağlantı nedeniyle birleştirilerek görülmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekirken, sehven onandığı gerekçesiyle onama ilamının kaldırılmasına ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Asıl dava ile birleştirilen...2012/324 esas sayılı dava dosyasında davacı arsa sahipleri vekili ise, müvekkillerinin murisi ile davalı arasında 1413 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapılması amacıyla 16.08.1999 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre müvekkillerine bir dükkan ve üçüncü katın tamamının sözleşme tarihinden itibaren 90 gün içerisinde teslim edilmesi gerektiği halde davalının inşaatı yaparak bağımsız bölümleri teslim etmediğini ileri sürerek, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ile bağımsız bölümlerin teslim edilmemesi nedeniyle 57.400,00 TL gecikme tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra ise sözleşmenin geriye etkili feshi talebinden vazgeçtiklerini belirterek, aynen ifa ve gecikme tazminatı istediklerini bildirmiş, birleşen davada davalı vekili, müvekkilinin kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise, karşı davalıların edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 1.000,00 TL'nin karşı davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davalılar vekili davanın reddini istemiştir. Birleşen davada mahkemece, 26.10.2009 tarih ve 2006/548 esas, 2010/1107 karar sayılı kararı ile davacı karşı davalılar ...davalarının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ve karşı davalı... davasının kısmen kabulü ile sözleşmenin feshine, tazminat talebinin reddine karar verilmiş, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 24.01.2012 tarih 2011/7613 esas, 2012/261 karar sayılı ilamı ile TMK'nın 692. maddesi gereğince sözleşmenin feshi için davanın tüm paydaşlarca birlikte açılması veya muvafakatlarının alınmasından sonra her iki sözleşme yönünden fesih istemi konusunda sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, ayrıca 16.08.1999 tarihli sözleşmeyi imzalayan... vefat ettiği ve davayı açanların mirasçıları olduğu dikkate alınmadan ... dışındakilerin aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi ve kararda feshin niteliğinin açıklanmaması gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Birleşen davada mahkemece bozma ilamına uyularak dosyanın...2012/74 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Birleştirme kararı sonrasında mahkemece, 30.04.2013 tarih ve 2012/74 esas, 2013/285 karar sayılı kararı ile, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, birleşen davada davalı karşı davacı...'un karşı davasının HMK'nın 150.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 18.09.2014 tarih ve 2014/5029 esas 2014/5755 karar sayılı ilamı ile, birleşen dava yönünden ... 1998/793 esas sayılı meni müdahale ve kal davasında yargılama için geçen sürenin davalı yüklenici lehine inşaat süresine eklendiği ve buna göre davalı lehine gecikme tazminatı içeren bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, birleşen davada davacılar vekilince kararın temyiz edilmediği, bu durumda o davada geçen sürenin asıl dava konusu gecikme tazminatı istemine etkisi yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmamasının doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bu kez, asıl davada davacılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 08,40 TL harç ve takdiren 261,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 28.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/534, K. 2016/493, T. 28.01.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-23-hukuk-dairesi-2015-534-e-2016-493-k-46c8529cf841