Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/3000 E. 2016/121 K. – İstirdat

Konu: İstirdat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/3000
Karar No
2016/121
Karar Tarihi
Konu
İstirdat

MAHKEMESİ : Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı vekili, taraflar arasında taşıt tanıma sistemi sözleşmesinin bulunduğunu, bu sözleşme kapsamında toplam 25 aracın bu sistemi kullandığını, müvekkilinin araçlarını yenileme kararı alarak tamamını sattığını ve taşıt tanıma sistemini kullanmama kararı aldığını, toplam 25 araçtan 23 araçtaki sistemin sökülerek davalıya iade edildiğini, davalının iadeleri yok sayarak 13.07.2011 tarihli faturayı düzenleyerek 9.381,00 TL'lik demirbaş faturası düzenleyerek müvekkilinin hesabından 14.07.2011 tarihinde tahsil ettiğini, ayrıca 13.07.2011 tarihli 14.018,40 TL bedelli cezai şart faturasının da düzenlenerek 14.07.2011 tarihinde tahsil edildiğini, sistemin iki araç dışında iade edildiğini, davalı tarafça 9.381,00 TL'nin tahsil edilip 8.630,51 TL'lik fazla tahsilat yaptığını, toplam 25 araç için sözleşmede yazılı bulunan 200 USD üzerinden cezai şartın hesaplanıp bu bedelin 5.000 USD olduğunu ve KDV dahil 9.680,72 TL olduğunu, cezai şart miktarından da davalının 4.337,68 TL tahsilat yaptığını ileri sürerek, 12.968,19 TL'nin tahsil tarihi olan 14.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İstanbul mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafın taşıt tanıma sözleşmesini süresinden önce feshettiğini, sistemi tanımlattığı 36 araç için cezai şart ödemesi gerektiğini, cezai şart faturasının 36 araç yönünden sözleşme şartlarına uygun olduğunu, demirbaşlar için fazla tahsil edilen 8.630,51 TL tutarı iadeye hazır olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki 01.10.2009 tarihli Taşıt Tanıma Sistemi sözleşmesi gereğince davalı tarafından fazla tahsil edildiği belirtilen cezai şart tazminatı ile demirbaş faturasına yönelik bedelin iadesinin talep edildiği, davacı tarafça demirbaş bedeli yönünden toplam 25 araçtan 2 tanesi hariç 23 araç için 9.381,00 TL bedelli fatura düzenlendiği ve 2 araç dışındaki araca takılı bulunan sistemin davalıya iadesi nedeniyle 8.630,51 TL yönünden davanın kabul edildiği, cezai şart bedeli yönünden ise davalı tarafından 36 araç yönünden hesaplama yapılmakla davalının demirbaş faturası yönünden davacı tarafından belirtilen 25 araçtan 2 araç dışındaki hesaba yönelik bedelin kabul edildiği, sunulan bilirkişi raporundaki açıklamalarda nazara alındığında cezai şart bedeli yönündeki 23 araç yönünden hesaplamanın yapılması gerektiği gerekçesiyle, davanın demirbaş faturaları olan 8.630,51 TL miktar yönünden kabul nedeni ile kabulüne, cezai şart bedeli olan 4.337,68 TL'nin davalıdan 21.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece davanın kabulü doğrultusunda demirbaş faturaları yönünden tahsil kararı verilmesi gerekirken soyut olarak bu talep yönünden sadece kabul kararı verilmesi, infazda tereddüt yaratır nitelikte olup HMK'nın 297. maddesine aykırı olmuştur. Keza, aynı kalem alacak hakkında faiz yürütülmesi talebi bulunduğu halde, bu konuda olumlu veya olumsuz karar verilmemesi de hatalıdır. Bunun yanında, kesilen cezai şart talebinin istirdadı yönünden tahsiline karar verilen miktara ticari faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Ticari faiz 3095 sayılı Yasa'nın 1. maddesi uyarınca, yasal faiz oranı anlamına gelmektedir. Oysa davacı, dava dilekçesinde % 33 oranında faiz yürütülmesini talep etmekte olup, tarafların tacir ve dava konusu işin de ticari işletmeyle ilgili bulunmasından dolayı talep edilen faizin oranı gözetildiğinde aynı Yasa'nın 2. maddesi uyarınca, tahsiline karar verilen miktara avans faizi yürütülmesi gerekir. Hal böyle iken 3095 sayılı Yasa'nın 1. maddesi anlatımında, alacağın ticari faizle tahsiline karar verilmesi hatalı olmuştur. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, davacıdan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/3000, K. 2016/121, T. 14.01.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-23-hukuk-dairesi-2015-3000-e-2016-121-k-fdbc8de96613