Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/9770 E. 2016/1637 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2014/9770
- Karar No
- 2016/1637
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı, davalı yüklenici ile yaptığı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği hiçbir işlem yapılmadığını ileri sürerek, tapu devrini gerçekleştirdiği hissenin davalı adına olan kaydının iptali ile kendi adına tescilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin düzenlenmesinden 15 yıl geçmesine rağmen işe başlanmadığı, davacının tapu devri edimini yerine getirmiş olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, taraflar arasındaki 19.04.1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı yükleniciye devredilen tapunun iptal edilerek yeniden davacı adına tescili istemine ilişkindir. Bu istem, aynı zamanda sözleşmenin geriye etkili feshi istemini de içerir niteliktedir. Fesih istemi ise geçerli bir sözleşme için talep edilebilir. Sözleşmede, davacıya ait 2719 ada 9 parsel sayılı taşınmaz ile aynı ada 7, 8, 17, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların tevhit edileceği ve sonrasında 24 ay içinde inşaatın tamamlanarak teslim edileceği kararlaştırılmıştır. Dosya kapsamındaki belgelere göre, imar durumuna göre davacı arsa malikine ait parsele tek başına inşaat yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, öncelikle davacıya ait parsel yanında davalı vekilinin 10.04.2014 tarihli duruşmadaki beyanına göre, tevhidi kararlaştırılan taşınmazlardan birinin maliki ile anlaşma yapamadığı belirtilmiş olduğundan, diğer parsellerin tevhidi suretiyle inşaat yapımının mümkün olup olmadığı araştırılarak, bu şekilde inşaatın yapımı mümkün ise dava konusu sözleşmeye geçerlilik tanınarak sözleşme tarihi olan 19.04.1995'den sonra yüklenicinin taahhüt ettiği tevhit işlemlerini ikmal ettirmek için ne gibi başvurusunun ve işlem talebinin olduğu sorularak, ilgili kurumlara müzekkere yazılıp denetimi yapıldıktan sonra, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ve dosya kapsamında bahsi geçen idari davanın mahiyet ve akıbetinin araştırılması ile yüklenicinin edimlerini TMK'nın 2. maddesine uygun şekilde yerine getirip getirmediği tespit edilmelidir. Sözleşmenin geçerli olduğunun anlaşılması halinde, TMK'nın 692. maddesi uyarınca davacının maliki olduğu taşınmaz ile tevhidi kararlaştırılan diğer taşınmaz maliklerinin de davaya dahil edilmeleri gerektiği gözden kaçırılmadan sonucuna göre bir hüküm verilmelidir. Anılan hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde yanılgılı gerekçeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.