Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/16705 E. 2017/13286 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/16705
Karar No
2017/13286
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... Belediye Başkanlığı vekili ile davalı ... Özel Güvenlik Vip Koruma Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının davalı Belediyenin merkez ve hizmet binalarında en son davalı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim nezdinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin haksız feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve fazla çalışma alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Belediye vekili, ihale makamı olduklarını beyanla husumet itirazında bulunarak İş müfettişinin raporunun hatalı olduğunu, davacının fazla çalışma yapmadığını, yıllık iznini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ortak girişim şirketleri ise davalı Belediyenin iş azalışı istemine göre personel azaltıldığını, işe alım ve feshe Belediyenin karar verdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı Belediye vekili ve ... Özel Güv. Ltd. Şti. temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı Belediyenin tüm, davalı ... Özel Güv. Ltd. Şti.'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında hükmedilen alacaklardan alt işverenlerin ve son işverenin ne miktarda sorumlu olduğu hususu tartışmalıdır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı Kanun'un 14/2. maddesi hükmü, 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesinde belirtilen işyeri devrini de içine alan geniş bir düzenleme olarak değerlendirilebilir. Gerçekten maddede işyerlerini devir veya intikalinden söz edildikten sonra “yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli” denilmek suretiyle uygulama alanı 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre daha geniş biçimde çizilmiştir. O halde kıdem tazminatı açısından asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren arasında hukuki veya fiili bir bağlantı olsun ya da olmasın kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, son alt işverenin ise tüm dönemden sorumluluğu kabul edilmelidir. Feshe bağlı olmayan haklardan ise her alt işveren kendi dönemi ile sorumludur. Asıl işveren tüm dönemden sorumludur. Sonuç olarak, tarafların fesih konusunda irade açıklamaları veya fesih işlemi yerine geçecek işlemleri olmadığı sürece, işçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde iş yeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi yerinde olur. Bu durumda değişen alt işverenler işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını devralmış sayılır. Asıl işveren tüm hizmet süresine göre kıdem tazminatı alacağından; devreden alt işveren ise kendi çalıştırdığı dönem ve ücret seviyesine göre belirlenecek kıdem tazminatından sorumludur. Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 25.04.2013 tarihi sonrasında davacının fazla çalışması bulunmadığı değerlendirilmiştir. Ortak girişim şirketleri ihaleyi 01.01.2014 tarihinde almıştır. Bu tarih sonrasında fazla çalışma alacağı bulunmamaktadır. Bu nedenle asıl işveren tüm çalışma döneminden sorumlu olduğundan fazla çalışma alacağı yönünden sadece asıl işverenin sorumlu tutulmasına karar verilmelidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. SONUÇ:Temyiz konusu hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde bulunan "davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak" sözcüklerinin silinerek, yerine; "davalı Belediyeden alınarak" sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı ... Belediye Başkanlığı'na yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... Özel Güvenlik Vip Koruma Hizmetleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'ne iadesine, 05.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2015/16705, K. 2017/13286, T. 05.06.2017, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2015-16705-e-2017-13286-k-b530f2617fa4