Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/35311 E. 2013/28480 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/35311
- Karar No
- 2013/28480
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Hüküm süresi içinde davalı ... Ltd. Şti. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin bildirimsiz ve geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı ... Tem. Güv. Tur. Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin sadece bordrolama hizmeti verdiğini, ihale makamı olan diğer davalının gösterdiği işçilerin sigortalarının yapıldığını ileri sürerek husumet itirazında bulunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, feshin haklı sebeple yapıldığının ispat edilememesi sebebiyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı ... Tem. Güv. Tur. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebeple feshedilip edilmediği noktasındadır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 18. maddesi kapsamında kalan işçinin iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Yazılı fesih bildiriminin de, fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde içermesi zorunludur. Yazılı şekil şartına uymamak feshi geçersiz kılar. Yazılı fesih bildiriminde, fesih sebebinin açık ve kesin olarak gösterilmemesi, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesi anlamında feshin geçersizliği sonucunu doğurur. Yine aynı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Öte yandan, 4857 sayılı Kanun’un 2/7-son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı Kanun ile asıl işverenin, bu kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ... ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarıda belirtilen hüküm sebebi ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. Dosya içeriğinden, 06.01.2008 tarihinden beri çalışan davacının iş sözleşmesinin, bildirimsiz olarak 31.05.2012 tarihinde alt işveren ... Tem. Güv. Tur. Tic. Ltd. Şti. feshedildiği, davacının, hizmet döküm cetveline göre de alt işveren işçisi olduğu anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından geçerli sebep olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi doğru ise de, davacının hangi işverendeki işe iadesine karar verildiğinin belirtilmemesi hatalı olmuştur. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacının alt işveren işçisi olması sebebiyle, ... Tem. Güv. Tur. Tic. Ltd. Şti.'deki işe iadesine karar verilmelidir. Ayrıca, asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olacağı kuralı dikkate alındığında, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden davalıların müteselsilen sorumluluğuna karar verilmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davalı alt işveren tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının ... Tem. Güv. Tur. Tic. Ltd. Şti.'deki İŞE İADESİNE, 3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının, fesih sebebi ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak BELİRLENMESİNE, 4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin BELİRLENMESİNE, 5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan 119,30 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, 7-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 09.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.