Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/34208 E. 2013/29021 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/34208
- Karar No
- 2013/29021
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacı işçinin davalı şirketin Bodrum mağazasında 02.04.2010 tarihinde mağaza müdürü olarak işe başladığını, iş sözleşmesinin 18.11.2011 tarihinde performans düşüklüğü gerekçesiyle haksız olarak feshedildiğini, davacı işçinin herhangi bir uyarı almadığını, savunmasının istenmediğini, performansının objektif olarak belirlenmediğini, yapılan feshin geçersiz olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, davacı işçinin davalı şirkette 02.04.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, mağaza müdürü sıfatıyla çalışmakta olduğu mağazanın kasa ürün, reyon düzeni, mağaza düzeni vb. gibi süreçlerin kontrolü bakımından 14.10.2011 tarihinde bir denetim gerçekleştirildiğini, iş bu denetim neticesinde şirket uygulaması gereğince mağazanın 100 üzerinden minimum 80 alması gerekirken 64,9 puan aldığını, yapılan denetim neticesinde şirket uygulamalarınca yasak olmasına rağmen davacı işçi ile birlikte mağazadaki bir takım personelin mağazadaki ürünlerden kendilerine ürün ayırdıklarının tespit edildiğini, bu hususta savunmalarının talep edildiğini ve davacı işçinin 14.10.2011 tarihli savunma yazısında ürün ayırmanın yasak olduğunu bildiğini ikrar ettiğini, davacı işçinin görev yaptığı mağazadaki 14.11.2011 tarihinde gerçekleştirilen ürünlerin sayımında 10.087,00 TL tutarında ürün açığının tespit edildiğini, iş sözleşmesinin performans düşüklüğü nedeniyle geçerli olarak feshedildiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı işçiden çalıştığı mağazada kendi adına 4 tanesi alarmsız toplam 21 adet ürün ayırması konusunda 14.10.2011 tarihinde savunma talep edildiği, buna karşılık davalı tarafından 17.11.2011 tarihli fesih işlemine esas olmak üzere fesih bildirimine göre sorumluluklarını yerine getirmemesi ve mağazada yapılan son denetimde 100 üzerinden minimum 80 puan alması gerekirken 60,9 puan alması konularına ilişkin herhangi bir savunma talebinde bulunulmadığı bu açıdan, 14.10.2011 tarihli ürün ayrılmasına ilişkin savunma talebinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi gereğince fesih öncesi alınması gereken savunma talebine tahvilinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davacının iş sözleşmesinin feshinde savunma alma yükümlülüğüne ilişkin usul kurallarına uyulmadığı ve yapılan feshin usul yönünden geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesine göre işveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili sebeplerle feshedilemez. Dosya içeriğine göre, davacının iş sözleşmesi davalı işveren tarafından düzenlenmiş 18.11.2011 tarihli yazılı fesih bildirim ile, yönetici olarak sorumluluklarını yerine getirmemesi ve mağazada yapılan son denetlemede 100 üzerinden min 80 puan alması gerekirken 60.3 puan alması geçerli sebep sayılarak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 ve takip eden maddeleri uyarınca feshedilmiştir. Somut olayda, davacı işçinin mağaza müdürlüğü görevi ve sorumlulukları, işyerinde perakende satış işinin niteliği, ürün ayırma uygulaması, davacı işçinin imzası havi 14.10.2011 tarihli denetim raporunun kapsam ve içeriği, tanık anlatımı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı işçinin davranışlarının işletmede ve işyerinde olumsuzluklara yol açtığı sabit olup bu durumun işveren yönünden iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep oluşturacağı açıktır. Mahkemece davacının iş sözleşmesinin feshinde savunma alma yükümlülüğüne ilişkin usul kurallarına uyulmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine karar verilmiş ise de; davacı işçinin ürün ayırma konusunda savunmasının alınmış olması ve yazılı fesih bildiriminde fesih sebebinin yönetici olarak sorumluluklarını yerine getirmemesi olarak belirtilmiş bulunması karşısında mahkemece oluşturulan gerekçe yerinde bulunmamıştır. Davacının işyerinde olumsuzluğa yol açan nitelikteki davranışları nedeniyle yapılan fesih işleminin geçerli sebebe dayandığından işe iade isteminin reddi yerine dosya içeriğine aykırı gerekçelerle kabulü hatalıdır. Belirtilen sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, yerel mahkeme hükmünün bozularak ortadan kaldırılması, yerine Dairemizce belirtildiği gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 115,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.