Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/6176 E. 2012/25856 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/6176
- Karar No
- 2012/25856
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde hemşire olarak çalıştığını işveren tarafından çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapılması sebebiyle müvekkilinin iş sözleşmesini feshetmek zorunda kaldığını, sorumluluğu altındaki hemşirenin görüşü alınmadan başka bir birime verildiğini, yerine başka kimse de verilmediğini, bu hemşireye ait işlerin örtülü bir şekilde müvekkili tarafından yerine getirilmesinin istendiğini, 11.04.2011 tarihinde işyeri servisinin iptal edildiğini, işyerinde yıldırma politikası yapıldığını, bu sorunların çözümü için işverene ihtarname gönderdiğini ancak olumsuz cevap aldığını, bu sebeple iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı sebeple feshedildiğini belirterek bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti vekili, davacının iş sözleşmesini kendisinin feshetmiş olması sebebiyle ihbar tazminatı kazanamayacağını, davacının 05.05.2011 tarihli ihtarnamesinde belirttiği hususların gerçeği yansıtmadığını, tüm hemşirelere tanınan hakların davacıya da tanındığını, davacının servisinin iptal edilmediğini, deneme amaçlı Kurtköy servisinin 1-2 gün için kaldırıldığını, davacının da bu deneme süresi içinde Tuzla servisini kullandığını, davacının koşullarının ağırlaştırıldığı iddiasında belirttiği hususların hepsinin görev tanımında yer alan hususlar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur Davalı Yeditepe Üniversitesi, davanın kendileri açısından husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, davacının kendi isteği ile ayrıldığını, davacının çalışma koşullarının diğer tüm çalışanlarla aynı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir Mahkemece, davacının doğum izninden döndükten sonra servis hizmetinin verilmemesi, çalıştığı iş arkadaşlarının değiştirilmesi, maaşına zam yapılmaması gibi sebeplerin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde belirtilen fesih sebeplerine girmediği ve davacıya haklı sebeple iş sözleşmesini sona erdirme yetkisi vermediği için davanın reddine karar verilmiştir. Kararı kanuni süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu, çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı değişiklik olup olmadığı, davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshedip feshetmediği ve buna bağlı tazminat ve alacakları hakedip, haketmediği noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinde, “işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir sebebe dayandığını veya fesih için başka bir geçerli sebebin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21. madde hükümlerine göre dava açabilir” düzenleme, çalışma koşullarındaki değişikliğin normatif dayanağını oluşturur. 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinde çalışma koşullarında esaslı değişiklik sebebiyle işçinin iş sözleşmesini haklı olarak feshedebileceği öngörülmemiştir. Bununla birlikte çalışma koşullarının değiştirilmesi aynı zamanda koşullarının uygulanmaması anlamına geldiğinden, aynı kanunun 24/II- f bendinde belirtilen hal, işçinin haklı fesih sebepleri arasında sayılmıştır. Bu durumda işçinin ihbar tazminatı talep hakkı doğmazsa da, kıdem tazminatı ödenmelidir. Bununla birlikte, çalışma koşullarında esaslı değişikliği kabul etmeyen işçinin iş sözleşmesinin işverence feshi halinde, işçinin ihbar ve kıdem tazminatlarını talep hakkı doğar. Somut olayda, davacının iş sözleşmesi haklı sebeple feshetmesine sebep olarak gösterdiği olaylardan biri işyeri servisinin kaldırılmasıdır. Dosya içerisinde bulunan 11.04.2011 tarihli e-posta çıktısından Kurtköy tarafına giden personelin azlığından dolayı Kurtköy servisinin iptal edildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf bu değişikliğin düzeltilmesini işverene gönderdiği 21.04.2011 tarihli ihtarnamede talep etmiş, işveren ise bu hususta çalışma koşullarında herhangi bir ağırlaştırma olmadığı yanıtını vermiştir. Davacının kullanmış olduğu işyeri servisi çalışma koşulu halini alıp bunun davacının yazılı onayını almadan tek taraflı olarak işveren tarafından kaldırılması çalışma koşulları ağırlaştırma niteliğinde olup davacı işçiye 4857 sayılı Kanun’un 24/2-f maddesi uyarınca iş sözleşmesini haklı sebeple fesih hakkı verdiğinden davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.