Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/13823 E. 2012/21203 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/13823
Karar No
2012/21203
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili davacının kendi isteği ile 4857 sayılı İş Kanunu 24/ II-f maddesi uyarınca tek taraflı yazılı talepte bulunarak iş sözleşmesini feshettiğini hak etmemesine rağmen iyi niyetli bir şekilde iş kanunundan kaynaklanan yasal haklarını ödemiş olduklarını ve bu hususta davacıya ibraname verildiğini savunarak davanın reddini istedi. Mahkemece iş sözleşmesinin davacının kendisi tarafından feshedildiği bu sebeple işe iade davası açamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilimiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Somut olayda davalı şirkette ... Bölge Müdürü olarak görev yapan davacı 22.02.2005 tarihinden beri çalıştığı görevinden 4857 sayılı Kanun'un 24/2-f maddesi uyarınca çalışma şartlarının uygulanmaması nedeni ile 30.11.2011 tarihinden geçerli olmak üzere iş sözleşmesini sona erdirdiğine ilişkin yazdığı tarihsiz dilekçesi üzerine kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek iş sözleşmesi feshedilmiştir. Davacı; bölgesinin kapatıldığını raporlu olduğu süreç içerisinde diğer yöneticilere yapılmayan davranışların kendisine yapıldığını outlook hesabinin kapatıldığını, sodexho kartının istendiğini, aracının alındığını, kendisinin pasifize edildiğini, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini beyan etmiştir. Dosya içeriğinde bulunan 30.09.2011 tarihli duyuruda; ... Bölge Müdürlüğü ile İç Anadolu Bölge Müdürlüğünün Anadolu Bölge Müdürlüğü çatısı altında birleştirildiği, başına eski iç nadolu bölge müdürü olan ...'ın getirildiği belirtilmiştir. Davacının 29.09.2011- 03.10.2011 ile 04.10.2011 ve 02.11.2011 tarihleri arasında raporlu olduğu, rapor bitiminde başladığını insan kaynakları müdürüne bildirmek için e-posta attığı, 03.11.2011 tarihli insan kaynakları müdürü ile yapılan e-posta yazışmasında ...'ın "bildiğiniz gibi siz rapor almadan önce İstanbul'da siz ve yönetim ile yaptığımız görüşmede iş akdinizin feshi kararı alınmıştı fakat araya rapor girince uzamış oldu" beyanı ile iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, 3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine, 4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna, 5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 460,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, 05.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/13823, K. 2012/21203, T. 05.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-13823-e-2012-21203-k-27184b614a5c