Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/13538 E. 2012/29728 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/13538
- Karar No
- 2012/29728
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının çalıştığı dönem içerisinde işverenin verdiği tüm görevleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ... sözleşmesinin feshi işleminin tamamen keyfi ve hukuka aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının beklenen performansı yeterli düzeyde sağlayamadığı, ... sözleşmesinde belirtilen kart satış hedeflerine ulaşamadığı, diğer çalışma arkadaşlarını olumsuz şekilde etkilediği ve görevini yerine getirirken aktif bir çalışma sergilemediği nedenlerle taraflar arasındaki ... sözleşmesinin 7. maddesine göre ... sözleşmesinin teminatsız feshine karar verildiğini, davacının eylemlerinin 4857 sayılı ... Kanunu'nun 25/ll maddesinde öngörülen sebeplerin doğmasına meydan verdiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, fesih nedenlerinin haklı feshi gerektirecek nitelikte bulunmadığı, davacının verilen satış hedeflerini tutturamadığı ... ise de bunun işyerinde olumsuzluklara yol açtığının ispatlanamadığı, ayrıca amirlerinin talimatlarını yerine getirmediğine, emir ve direktiflere uygun hareket etmediğine dair herhangi bir delil sunulamadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İşçinin geçerli bir feshe neden olabilecek davranışları 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı nedenlerden farklıdır. Yargılama sırasında bu nedenlerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda ... ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla ... temeli çökmüşse işverenin haklı nedenle derhal fesih ... doğar. Buna karşılık işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken ... temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, ... ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle ... ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun'un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih ... doğar. Somut olayda, direkt satış yetkilisi olarak çalışan davacının ... sözleşmesi işverence, bankanın hedefleri doğrultusunda beklenen performansı yeterli düzeyde sağlayamaması, sözleşmesinde belirtilen kart satış hedeflerine ulaşamaması, görevini yerine getirirken aktif bir çalışma sergilememesi ve bu durumunuzun diğer ekip arkadaşlarını olumsuz etkilemesi nedenleriyle tazminatsız olarak feshedilmiştir. Delil durumu dikkate alındığında, feshin haklı nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, davacı işe girerken imzaladığı ... sözleşmesi ile belirli bir dönemde belirli bir miktar kredi kartının satışını yapmayı kabul etmiştir. Davalı tarafından sunulan satış rakamları ve diğer çalışanların satışlarına ait listelere göre, davacının kendisi için belirlenen satış hedeflerini tutturamadığı, yapmış olduğu kart satışlarının da sözleşmesinde yer alan sayıdan çok düşük kaldığı sabittir. Bu durum yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da tespit edilmiştir. İşverence hemen fesih yoluna gidilmeyip işçiden savunma alınmış, durumunu düzeltmesi için uyarılarda bulunulmuştur. Ancak işçinin ihtarlara rağmen satışlarında düzelme olmaması, yapılan işin niteliği değerlendirildiğinde işyerindeki ... akışını bozucu niteliktedir. Artık işverenden ... ilişkisini devam ettirmesi normal ölçülerde beklenemez. Fesih geçerli nedene dayanmaktadır ve davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 630,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 27.12.2012 tarihinde karar verildi.