Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2013/6154 E. 2013/21866 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/6154
- Karar No
- 2013/21866
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, murisi iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 172.596.20 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş, ... Sigorta A.Ş, Şahinkaya Teknik Hırdavat Sınai Ve Tıbbi Gazlar Ltd. Şti vekillerince istenilmesi ve davalılardan ... Sigorta A.Ş, ...vekillerince duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11/09/2013 ... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ... Sigorta A.ş vekili Av. ..., ...Vekili Av. ..., Türk Telekomünikasyon A.Ş vek. Av. ... geldiler. Karşı taraf adına kimse gelmedi duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendiktan sonra duruşmaya son verilerek bırakılan gün Tetkik hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tespit edildi. KARAR 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamına ve temyiz nedenlerine göre, davalılar Türk Telekomünikasyon AŞ ile … Ltd Şti vekillerinin tüm, davacılar ile davalı ... İsviçre Sigorta AŞ vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava 18.04.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi ile iş akdinin ölümle sona ermesinden dolayı kıdem tazminatı, ücret ve izin ücreti alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece manevi tazminat isteminin kabulüne maddi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı ve davacı taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Mahkemenin manevi tazminatın takdirine ilişkin kararı isabetlidir. Ancak maddi tazminatın belirlenmesi ile davalı ... bakımından faizin başlangıç tarihinin tespitinde hataya düşüldüğü görülmektedir. Davacılar murisinin davalı işyerinde kapsam dışı personel olarak çalıştığı, iş ilişkileri yönünden iş kanununa, sosyal güvenlik bakımından ise Emekli Sandığı’na tabi olduğu, ölümle sonuçlanan olay nedeniyle hak sahiplerine vazife malullüğü ve dul yetim aylığı bağlandığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık Emeli Sandığı tarafından yapılan bu ödemelerin maddi tazminattan indirilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece davacılara yapılan ödemelerin (Mahkemenin istemi üzerine Kurumun hesaplayarak bildirdiği) ilk peşin sermaye değerinin davalıların kusuruna karşılık gelen bölümünün indirilmesi suretiyle davacıların karşılanmayan zararları bulunmuş ise de varılan bu sonuç hatalıdır. Gerçekten bu yönüyle davanın yasal dayanağı TBK’nun 55. Maddesi olup anılan maddedeki düzenleme gereğince, “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” Somut olayda ölenin hak sahiplerine vazife malullüğü ve dul yetim aylığı bağlanmış olup 06.03.1978 gün ve 1978/1-3 sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere Emekli Sandığınca bağlanan gelirlerin destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması sırasında indirilmesi mümkün değildir. Hal böyle olunca anılan içtihadı birleştirme kararına aykırı biçimde ve bu ödemelerin rücu ya tabi olmadığı göz ardı edilerek hak sahiplerinin tazminatından indirilmesi giderek maddi tazminatın noksan tespiti isabetsizdir. Faize gelince, Davalı ... bakımından da hüküm altına alınan tazminatlara uygulanacak faizin olay tarihinden başlatılmasına karar verilmiş ise de bu sonuçta hatalı olmuştur. Her şeyden önce davacı dava dilekçesinde sigorta şirketine başvuruda bulunduğu 02.11.2006 tarihinden itibaren sigorta şirketi bakımından hüküm altına alınacak tazminatlara faiz işletilmesinin talep etmiştir. Mahkemece anılan davalı bakımından da faizin 18.04.2006 tarihinden başlatılması talebin aşılması niteliğinde olup HMK’nun 26. Maddesine aykırıdır. Öte yandan olay tarihinde yürürlükte bulunan TTK ‘nun 1299. maddesi gereğince sigorta şirketinin teminatı ödeme yükümlülüğü, aynı Yasa'nın 1292. maddesi gereğince rizikonun ihbarı ile muaccel hale gelir. Hal böyle olunca TTK ‘nun 1299/1.maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1, maddesi uyarınca tespit edilecek tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, talep te aşılmak suretiyle olay tarihinin, bu davalı bakımından da temerrüt faizine başlangıç yapılması doğru olmamıştır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacılar ile davalı ... İsviçre Sigorta AŞ vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, davalılardan ... Sigorta A.Ş yararına takdir edilen 990.00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacılar ile davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye iadesine ve aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden Türk Telekomünikasyon A.Ş ve ...ye yükletilmesine, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.