Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2013/3864 E. 2013/7340 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/3864
- Karar No
- 2013/7340
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, kesilen yaşlılık aylığının tekrar bağlanması gerektiğinin tespitiyle borç tahakkuk işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava 1479 sayılı Yasa kapsamındaki yurt içi çalışmaları ile 3201 sayılı yasaya göre borçlandığı yurt dışı çalışmalarının birlikte değerlendirilmesi sonucu 01.11.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacının, SGDP'ne tabi olarak çalışmaya devam etmesi nedeniyle yaşlılık aylığının aynı tarihte kesilerek yersiz ödemelerin iadesi istemine yönelik Kurum işleminin iptali ile kesildiği tarihten itibaren yaşlılık aylığının ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin ve ödenen aylıklar dolayısıyla borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 15.1.1978 -31.12.1986 tarihleri arasında yurt dışında geçen çalışmalarını 3201 sayılı Kanuna göre borçlanarak ödediği 23.7.1991 tarihinde başlayan 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süreleri ile birlikte 16.10.2008 tarihli tahsis talebine istinaden 1.11.2008 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının bu tarihten sonra 28.4.1995 tarihinden başlayıp 30.10.2009 tarihine kadar devam eden limited şirket ortaklığı nedeniyle sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmasına devam ettiği, davalı Kurumca 3201 sayılı Kanuna göre yapılan borçlanmaya istinaden aylık bağlananların 01.10.2008 tarihinden sonra sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışmalarının mümkün olmadığı, çalışmalarının sona erdirmeleri gerektiği davacının ticari faaliyetinin halen devam ettiğinden emekli aylığının 01.04.2010 tarihinden itibaren kesilerek 01.11.2008 -1.4.2010 tarihileri arasında ödenen aylıkların borç kaydedilerek ödenmesinin istendiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık 3201 sayılı Yasa gereği yurt dışı borçlanması ile birlikte yaşlılık aylığına hak kazanan davacının yurt içinde SGDP tabi olarak çalışması halinde, yaşlılık aylığının kesilip kesilemeyeceğine ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesidir. Anılan maddenin ilk düzenlemesinde 3201 sayılı yasa hükümlerinden yararlanarak aylık bağlananlar bakımından yalnızca yurt dışında tekrar çalışma durumu aylığın kesilme nedeni olarak düzenlendiği halde, 5754 sayılı yasanın 79. Maddesi ile 3201 sayıl yasanın 6/B maddesi değiştirilerek 3201 sayılı yasadan yararlanarak aylık bağlananlar bakımından, yurt içinde veya dışında tekrar çalışmaya başlanması ile Yurt dışında ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alınması hali, çalışmanın başladığı ya da ikamete dayalı ödeneğin alınmaya başladığı tarihten itibaren aylığın kesilme nedeni olacağı ve 5510 sayılı yasanın sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümlerinin 3201 sayılı yasadan yararlanarak aylık bağlananlar bakımından uygulanmayacağı düzenlenmiştir. 5754 sayılı yasa 08.05.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Somut olayda 3201 sayılı yasadan yararlanarak yaşlılık aylığı bağlanan davacının sosyal güvenlik destek primine tabi olarak yurt içinde çalışmaya devam ettiği belli bulunmasına göre, yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin yasaya uygun bulunduğu ortadadır.Davacı aylık bağlandığı tarihte aylık koşullarına sahip olmamakla birlikte ;davacının Recepoğulları Gıda Metal İnşaat Sanayi Limited şirketindeki ortaklığı 30.10.2009 tarihi itibariyle sona erdiğinden 1.11.2009 tarihinden itibaren yeniden yaşlılık aylığı almasına hak kazanmaktadır. Davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı 1.11.2008 tarihinde 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı devam ettiğinden 1.11.2008-30.10.2009 tarihleri arasındaki ödenen aylıkların yersiz ödeme olduğu açıktır. 6111 sayılı Yasanın 44.maddesi ile değişik 5510 sayılı Yasanın “Yersiz Ödemelerin Geri Alınması” başlıklı 96. maddesinde; "Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır. Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır. Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almaktadır. Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında 5510 sayılı Kanunun 96. maddesinin değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. (Hukuk Genel Kurulunun 15.6.2011 gün ve 2011/21-196-396 E.K. sayılı kararı da aynı yöndedir) Açıklanan nedenlerle, mahkemece öncelikle, 5510 sayılı Kanunun 96. maddesi kapsamında araştırma ve inceleme yapılarak, yersiz ödemenin davacı sigortalının kasıtlı ve kusurlu davranışından mı, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun hatalı işleminden mi kaynaklandığı; eş söyleyişle davacının sebepsiz zenginleşmede iyiniyetli olup olmadığı hususlarının belirlenmesi; ardından da yine 5510 sayılı Kanunun 96. maddesi hükmü gözetilerek yapılacak değerlendirme ve varılacak sonuç ile iade yükümünün kapsamı konusunda bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.