Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2012/21595 E. 2013/7510 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/21595
Karar No
2013/7510
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, taleple bağlı kalınarak 13.847,08 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup, faiz başlangıcı tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihidir. Somut olayda, dava konusu iş kazasının 03.05.2005 tarihinde meydana geldiği, dava dilekçesi ile 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davacı tarafça sunulan 09.02.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talep daraltılarak 13.847,08 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece, 6100 sayılı HMK’nun 26.(HMUK 74. madde) maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı bir şekilde hüküm altına alınan maddi tazminat miktarının tamamına olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Öte yandan, davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgı ile ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının; 1. bendi silinerek, yerine; " Taleple bağlı kalınarak ve davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren, bakiye 12.847,08 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,” 8. ve 9. bendlerinin silinerek, yerine; “Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden manevi tazminat davasının reddedilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesaplanan nisbi vekalet ücreti davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinden fazla olduğundan tarifenin 10/2. maddesi gereğince 1.800,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 15/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2012/21595, K. 2013/7510, T. 15.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2012-21595-e-2013-7510-k-3f580ab2cb9c