Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2011/11502 E. 2011/14400 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/11502
Karar No
2011/14400
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 05.12.2004 tarihinden itibaren Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve bozma kararına uygun karar verilmesine göre davalı Kurumun ve davalı Kastamonu ...'nın tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, Kastamonu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına ait el dokumaları atölyesinde 5.12.1994-31.10.1998 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmaların tespiti istemine ilişkindir. Mahkemenin, davacının 5.12.1994-31.10.1998 tarihleri arasında 1460 gün süreyle kesintisiz çalıştığının tespitine dair kararının Dairemizin 15.3.2010 günlü kararı ile bozulması üzerine yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile davacının “17507.037” sicil sayılı işyerinde 1997 ve 1998 yıllarında parçabaşı ücret esasına göre çalışırken, 1997/Haziran ayına ait 5 günlük, 1998/ Ekim ayına ait 25 günlük olmak üzere toplam 30 günlük Kuruma bildirilmeyen sigortalılık süresinin olduğunun tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma ve incelemenin sağlıklı bir hüküm kurmaya elverişli olmadığı, öte yandan dosyada bulunan delillerin değerlendirilmesinde de yanılgıya düşüldüğü anlaşılmaktadır. 1964 doğumlu Davacının, davalı Vakfa ait el dokumaları atölyesinin battaniye dokuma bölümünde 1.11.1998 tarihinde çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği ve bu tarihten itibaren işyerinde geçen sigortalı çalışmalarının 1998 yılında 15 gün, 1999 yılında 55 gün olmak üzere kısmen Kuruma bildirildiği anlaşılmaktadır. 22.7.2008 tarihli karar ile davacının 01.11.1998 tarihinden sonraki çalışmalarına yönelik istemin reddine karar verilmesi ve davacının bu kararı temyiz etmemesi nedeniyle kısmen red kararı kesinleşmiş olup uyuşmazlık davacının 5.12.1994-31.10.1998 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacının parçabaşı ücret esasına göre çalıştığı kabul edilerek davalı işyerinde üreterek teslim ettiği ürünlerin listesi davalı Vakıftan istenilmiş, bilirkişi kurulundan bu ürünlerin kaç gün içerisinde yapılabileceğine dair rapor alınarak sonuca gidilmiş ise de bu sonuç tanık anlatımlarına, ücret ödeme belgelerine ve işin niteliğine göre doğru değildir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; tanık anlatımlarına göre davacının 1994 yılında kursu bitirmesi üzerine atölyenin battaniye dokuma bölümünde çalışmaya başladığı, 5.12.1994 ile 1998 yılında işten çıkarıldığı tarihe kadar kesintisiz çalıştığı, ürettikleri dokumaları aydan aya teslim ederek parça başı esasına göre ücret aldıkları, hafta içi hergün fiilen işyerinde çalıştıkları ve fazla çalışma yaptıkları günlerin de olduğu, Haziran 1996-Ekim 1998 döneminde çalışma gün sayısı belirtilmeden yalnızca adı-soyadı ve alacağı ücret yazılarak düzenlenen ücret ödeme belgelerinin bulunduğu, bu ücretlerin bazı dönemlerde ait olduğu dönemin asgari ücretinin 1,5 katına kadar yükseldiği, mahkemece bu ücretler karşılığında yapılan işin kaç günde bitirilebileceğinin ve tüm çalışmanın fiilen işyerinde geçtiğinin kabulü halinde tam gün çalışma gerektirip gerektirmediğinin araştırılmadığı, bu ücretlerin toplam 30 günlük çalışma karşılığında ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı Vakfın davacının 1.1.1987-1.11.1998 tarihleri arasında kursiyer olarak çalıştığını iddia etmesine karşın bu yönde bir belge ve delil sunamadığına göre davacının bu tarihler arasında başka bir işyerinde çalışması bulunmuyor ise davalı işyerinde çalıştığının kabul edilmesi gerektiği, 10.11.1998 tarihinde işyerinde yapılan müfettiş incelemesi sonucunda 2 sigortalı 28 sigortasız işçi çalıştırıldığının tespiti üzerine (davacı da dahil) davacının sigortalı işe giriş bildirgesinin düzenlenerek Kuruma verildiği, Yerel Denetim Nitelik ve Nicelik Tespit Tutanağı'na göre işyerinin günlük üretim kapasitesi 100 metre el dokuması olup 30 işçinin istihdam edildiği ve istihdam edilmesi gereken işçi sayının da bu olduğu anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, Araç Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünden davacının Boyalı-... Beldelerinde açılan kurslarda usta öğretici olarak görev yapıp yapmadığını sormak, 1994-1995 yıllarının tüm ayları ile 1996 yılı Kasım ve 1998 yılı Ağustos ve Kasım aylarına ait ücret ödeme belgelerini işyerinden istemek (davacıya ücret ödeme yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın), davacıya çalışmaları karşılığında ödenen ücretleri ait oldukları dönemlerdeki asgari ücretler ile karşılaştırarak kaç günlük çalışma karşılığı olduklarına dair bilirkişi raporu almak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip davacının 5.12.1994-31.10.1998 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen sigortalı çalışmaları belirlenerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/11502, K. 2011/14400, T. 22.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2011-11502-e-2011-14400-k-0b3c30b88f1d