Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2010/9041 E. 2011/14402 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/9041
- Karar No
- 2011/14402
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı murisi, davalılardan işverene ait işyerinde 15.03.2000-01.05.2005 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının 14.5.2005 tarihinde ölen eşi ... ...'nın 15.3.2000 – 1.5.2005 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçmesi ve 2003 yılı ve sonrası çalışma açısından yeterli kanıt bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Somut olayda, 1.10.1971 doğumlu davacının eşi ... ...'nın 10.12.1995 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alınan “25662.064” sicil numaralı davalı işyerinde 2001 yılı sonu ile 2002 yılının ilk aylarını kapsayan dönemde çalışmalarının bulunduğu tanık anlatımlarından anlaşılmakla birlikte sigortalı sicil dosyası bulunmadığından bu işyerinden Kuruma verilen sigortalı işe giriş bildirgesi ya da Kuruma bildirilen sigortalı çalışması olup olmadığı anlaşılamadığı gibi davaya konu dönem 15.3.2000 – 1.5.2005 tarihleri arasında olduğu halde dönem bordrolarının 15.3.2000-1.5.2000 tarihleri arasındaki dönemi kapsaması nedeniyle bordro tanığı olarak dinlenen kişilerin davaya konu dönemin tamamında çalışıp çalışmadığının da kayıtlardan anlaşılamadığı, mahkemece davalı işyerine ait ücret ödeme belgelerinin getirtilmediği ve bu dönemde sigortalıya ücret ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı, davalı işyerinde biletçi olarak çalıştığı belirtilen sigortalının davaya konu dönemde düzenlemesi muhtemel biletler ile sigortalının yazı ve imzasının bulunabileceği diğer belgelerin getirtilmediği, davalının kanser tedavisi nedeniyle çalışmadığı iddia edildiğinden davacının tedavi evrakları temin edilerek hastalığının mahiyeti itibariyle çalışmasının mümkün olup olmadığının araştırılmadığı ve böylece sigortalı ... ...'nın davalı işyerinde geçtiği iddia edilen çalışmasının yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, sigortalı sicil dosyasını, 13.5.2004 tarih ve 35/KD-15 sayılı müfettiş inceleme raporunu, davalı işyerine ait dönem bordrolarını ve işyeri dosyasını Kurumdan, ücret ödeme belgelerini, biletler ile sigortalının yazı ve imzasının bulunabileceği diğer belgeleri işverenden istemek ve gerek görülürse bu belgeler üzerinde imza ve yazı incelemesi yapmak, tedavi evrakları temin edilerek hastalığının mahiyeti itibariyle çalışmasının mümkün olup olmadığını araştırmak, tespiti istenen dönem içerisinde Kurum müfettişlerince yapılan bir inceleme olup olmadığını sormak, öncelikle bordro tanıklarını dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sigortalı ... ...'nın davalı işyerinde hangi tarihler arasında çalıştğı hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra hakdüşürücü sürenin geçip geçmediğini değerlendirerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.