Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2010/9003 E. 2011/13567 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/9003
Karar No
2011/13567
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, ... yaşlılık aylığına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının Sosyal Sigortalar Kurumundan mülga 1479 sayılı Yasa'ya göre (...) almakta olduğu yaşlılık aylığına konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının almakta olduğu yaşlılık aylığına, Kurum alacaklarının tahsili amacıyla haciz konulabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yaşlılık aylığının yalnızca kısmen haczine izin veren 6183 sayılı Yasa'nın 71.maddesi çerçevesinde bir inceleme ve araştırma yapıldığı söylenemez. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya 1.1.2009 tarihinden itibaren mülga 1479 sayılı Yasa'ya göre (...) yaşıllık aylığı bağlandığı, And Uluslararası Nakliyat ve Ticaret Anonim Şirketi'nin yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ait prim borçları nedeniyle davacı hakkında yapılan 2006/13149 sayılı icra takibinin kesinleşmesi üzerine 2009 yılının Haziran ayından itibaren davacının yaşlılık aylığına haciz konulduğu anlaşılmaktadır. 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 93.maddesinin 1.fıkrasına göre, gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Somut olayda, icra takibine konu Kurum alacağı, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ait prim, idari para cezası ve işsizlik sigortası primine ilişkin olup 5510 sayılı Yasa'nın 88.maddesine göre takip ve tahsili gereken Kurum alacağı niteliğinde olduğu ve bu nitelikteki bir alacak için davacının yaşlılık aylığına haciz konulmasının Yasa'ya uygun olduğu açıktır. Uyuşmazlık, Kurum alacaklarının tahsili için yaşlılık aylığının tamamına haciz konulup konulamayacağı veya kısmen konulan hacizlerin 6183 sayılı Yasa'nın 71.maddesine uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 5510 sayılı Yasa'nın 88.maddesinin 16.bendine göre "Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. " 6183 sayılı Yasa'nın "Kısmen Haczedilebilen Gelirler" başlıklı 71.maddesine göre " Aylıklar, ödenekler, her çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz. Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz. " Öte yandan davanın esas itibariyle yaşlılık aylığına ilişkin bulunduğu gözetilirse bu aylığın özellik ve hukuksal niteliğinin de dikkate alınması zorunludur. Sosyal Güvenlik; Anayasal Sosyal temel bir hak olarak Anayasamızda yer almıştır. Durumları ne olursa olsun; kişilere, karşılaştıkları sosyal riskler sonucu sosyal güvence temin etmeyi kabul eden sosyal güvenlik ilkesinin altyapısını sosyal sigortalar oluşturur. Sosyal Güvenlik temel bir ilke, sosyal sigortalar ise bu ilkeyi gerçekleştirmeye yarayan araçlardan en önemlisidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na göre uzun vadeli sigorta kolları arasında yer alan yaşlılık sigortası kolu, sosyal sigortaların kuşkusuz en önemli kollarından birisini oluşturur. Bu sigorta kolu ile; ilerde çalışma gücünü kaybeden veya azaltan durumlarda kişilere; yaşamlarını idame ettirmek için sosyal güvence sağlanması amaçlanır. Sözü edilen sigorta kolu, bir yönüyle, kişinin yaşam hakkıdır. Bu hakka duyulan saygının sonucu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda: sürekli kullanılması zorunlu bir hak olarak karşımıza çıkar. Kişinin yaşamı boyunca, giderek, geride kalanlara da intikal ettiğinden yaşam sonrası dahi devam etme özelliği vardır. Bu haktan, vazgeçilemez ve kaçınılamaz. Anayasa, belli koşulların yerine getirilmesi halinde, bu hakkı sağlama yükümünü doğrudan Devlete vermiştir. Bu yönüyle tamamen Kamusal ve zorunlu bir hak olarak karşımıza çıkar. Bu nedenledir ki; çalışma gücünü kaybeden veya azaltan durumlarda kişilere; yaşamlarını idame ettirmek için sosyal güvence sağlanmasına yönelik yaşlılık aylığının tümden haczi Anayasal Sosyal Devlet ilkesi ile bağdaşmadığı içindir ki 6183 sayılı Yasa'nın 71.maddesi ile bu aylığın tümden haczedilemeyeceği açıkça vurgulanmıştır. ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün "Haciz Bildirisi" başlıklı tarihsiz Kurum içi yazısı ile davacının yaşlılık aylığına haciz konulmasına karar verildiği ancak yaşlılık aylığının tamamının mı yoksa bir kısmının mı haczedileceği hususuna yazıda yer verilmediği anlaşılmaktadır. 28.5.2009 tarihli "Malullük/Yaşlılık Aylıklarında Düzenlenecek Özel Kesinti Formu" başlıklı belgede ise icra kesinti tutarı 185,00 TL olarak hesaplanmış ve davacının Haziran 2009 döneminden başlayarak bu miktar kesinti yapılarak icra takip dosyasına gönderilmesine karar verilmiştir. Davacının, yaşlılık aylığına haciz konulamayacağına yönelik itirazı ile birlikte kısmen konulan haczin de Yasa'ya aykırı bir biçimde uygulandığına yöönelik itirazına karşın mahkemece, Kurumdan 2009 yılı Haziran ayından itibaren davacıya ödenmesi gereken net aylıklar ile her ay yapılan kesinti miktarları ayrı ayrı sorulmak suretiyle davacının Kurumdan almakta olduğu net aylığın asgari ücreti aşıp aşmadığı yönünde de bir inceleme yapılmaması ve Kurumun yaşlılık aylığından yaptığı haciz kesintilerinin 6183 sayılı Yasa'nın 71.maddesine uygun olup olmadığının araştırılmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Yapılacak iş, Kurumdan 2009 yılı Haziran ayından itibaren davacıya ödenmesi gereken net aylıklar ile her ay yapılan kesinti miktarları ayrı ayrı sorulmak suretiyle davacının Kurumdan almakta olduğu net aylığın asgari ücreti aşıp aşmadığını incelemek ve Kurumun yaşlılık aylığından yaptığı haciz kesintilerinin 6183 sayılı Yasa'nın 71.maddesine uygun olup olmadığını araştırarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/9003, K. 2011/13567, T. 15.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2010-9003-e-2011-13567-k-ce9241240294