Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2010/13364 E. 2012/10015 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/13364
Karar No
2012/10015
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı; yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddine dair Kurum işleminin iptali ile ... sigortalılığının 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmaların başlaması ile sona erdiğinin tespitine ve ..., Emekli Sandığı ve SSK kapsamındaki hizmetlerinin birleştirilerek tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile, davacının ... sigortalılığının bitiş tarihinin 30.4.1989 olarak kabulü ile, 30.4.2002 tarihli başvurusunu takip eden aybaşı olan 1.5.2002 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 22.7.1960 doğumlu olan davacının 30.4.2002 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davacının 1.5.1989 - 31.3.2002 tarihleri arasında kesintili şekilde toplam 2830 gün 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmasının bulunduğu, 15.11.1992 – 14.2.1994 tarihleri arasında toplam 1 yıl 3 ay Emekli Sandığı kapsamında sigortalılığı olduğu, 16.5.1980 varide tarihli 278328182 ... no’lu Giriş Bildirgesine göre davacının 4.5.1978 tarihinde Batat Kundura Levazımatı Ltd. Şti’ye ortak olduğu, 21.3.2002 tarihinde 22.7.1978 – 31.5.1989 tarih aralığına ilişkin prim borcu olarak 195.652.000 TL yatırdığı ve dekontunu Kuruma ibraz ettiği, Kurumun 13.11.2009 tarihli yazısından, davacının 21.3.2002 tarihinde yaptığı 195.652.000 TL’lik ödemenin 22.7.1978 – 31.1.1979 tarih aralığı olan 6 ay 9 günlük sigortalılığı karşıladığı, prim borcundan dolayı davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki ... sigortalığının 5510 sayılı Kanunun geçici 17. maddesi uyarınca 31.1.1979 tarihi itibari ile durdurulduğunun Kurumun 21.10.2009 tarihli yazısında belirtildiği, 11.9.2009 tarihli Kurum yazısına göre de; davacının yaptığı ödeme düştükten sonra 30.9.2009 tarihi itibari ile 11.973.99 TL borcu olduğu anlaşılmıştır. 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 7. maddesinde, aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilecek hizmet süreleri toplamına; itibari hizmet süreleri ile prim ödenmemiş süreler katılmayacağı belirtilmiştir. Ayrıca davacının 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı, prim borcundan dolayı 5510 sayılı Kanunun geçici 17. maddesi uyarınca 31.1.1979 tarihi itibari ile durdurulmuştur. Primi ödenmeyen sürelerin yaşlılık aylığında dikkate alınmaması karşısında; davacının 506 sayılı Kanun kapsamında 2800 gün, Emekli Sandığı kapsamında 450 gün ve 1479 sayılı Kanun kapsamında 189 gün olmak üzere toplam 3429 gün primi ödenen çalışmasının olduğu, 506 sayılı Kanunun Geçici 81. maddesinde belirtilen 5000 gün prim ödeme şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, davacının 22.7.1978 tarihinde başlayıp 30.4.1989 tarihine kadar devam eden, ancak prim borcundan dolayı 5510 sayılı Kanunun Geçici 17. maddesi uyarınca 31.1.1979 tarihi itibari ile durdurulan 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık süresini 5510 sayılı Kanunun geçici 17. maddesine göre ihya etmek üzere süre vermek, borcun yaşlılık aylığına yetecek kısmının ihyası halinde ödeme tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hükmetmek, aksi halde talebi reddetmekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/13364, K. 2012/10015, T. 04.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-21-hukuk-dairesi-2010-13364-e-2012-10015-k-4316d94075f5