Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/489 E. 2026/6612 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/489
Karar No
2026/6612
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2107 E., 2025/2709 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 6. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/804 E., 2023/358 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, maddî tazminat miktarı, ortak çocuk lehine hükmedilen nafakaların miktarı, kadın aleyhine hükmedilen bilirkişi ücreti yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri, ıslah, velâyet, ortak çocuk lehine hükmedilen nafaka ve nafaka artışı, kadın yönünden rapor aldırılmaması yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle tanık beyanları ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince erkeğe "kadına sürekli küstüğü, evdeki eşyalara zarar verdiği ve başkalarını yanında sinirlerine hakim olamayıp kaba davrandığı" kusurları yüklenmiş ise de; "kadına sürekli küstüğüne" ilişkin taraf tanıklarının görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığının ve bu vakıanın başka bir delil ile de ispatlanamadığının; "evdeki eşyalara zarar verdiğine" ilişkin ise tek beyanın müşterek çocuğun sosyal inceleme raporundaki beyanı olduğunun, sosyal inceleme raporundaki beyanlar esas alınarak erkeğe kusur yüklenilmesi mümkün olmadığının ve bu vakıanın başka bir delil ile de ispatlanamadığının; "başkalarını yanında sinirlerine hakim olamayıp kaba davrandığına" ilişkin vakıanın ise davacı-karşı davalı kadının tanıklarının beyanlarına göre 2014-2015 yılına ait olduğunun ve evlilik birliğinin devam ettiğinin, bu haliyle davacı kadının, davalı erkeği affettiğinin veya en azından hoşgörü ile karşıladığının kabulü gerektiğinin anlaşılmasına göre "kadına sürekli küstüğü, evdeki eşyalara zarar verdiği ve başkalarını yanında sinirlerine hakim olamayıp kaba davrandığı" vakıalarının erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurları uyarınca boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin ağır, davacı-karşı davalı kadının hafif kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/489, K. 2026/6612, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2026-489-e-2026-6612-k-d78aa11f13a2