Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/2961 E. 2026/5564 K. – Kişisel İlişki
Konu: Kişisel İlişki
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2961
- Karar No
- 2026/5564
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişisel İlişki
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/346 E., 2026/292 K. DAVA TÜRÜ: Çocukla Kişisel İlişki Kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/834 E., 2025/884 K.
Taraflar arasındaki kişisel ilişki davasının yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacıların velâyeti annede olan torunları küçük ... ile kişisel ilişki kurulması talebiyle açtığı davanın yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun kabulüne karar vererek İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp davanın kabulü ile davacılar ile torunları arasında kararda belirtilen zamanlarda kişisel ilişki kurulmasına karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde; "...Tüm dosya içeriğine göre yapılan değerlendirmede; Üçüncü kişilerin koşulları gerçekleştiği takdirde çocukla kişisel ilişki kurma hakkı mevcut olup, davacılar ile torunları arasında kişisel ilişki kurulmasına engel bir durum bulunmadığı, keza bu yönde bir olumsuzluğun iddia ve ispat da edilmediği, aldırılan sosyal inceleme raporlarına göre çocuğun esasen babası ile kişisel ilişki kurmaması sebebiyle ve davacıları tanımadığı için güven problemi yaşadığı ve davacılar ile görüşmekten çekindiği, oysa ki davalı annenin ve çocuğun baba ile aralarında sorun yaşamaları ve iletişim eksikliğinin davacıların torunları ile kişisel ilişki kurma hakkından mahrum kalmalarını gerektirmediği, davacıların da torunlarının büyüdüğünü görme, torun sevgisini tatma, küçüğün de çok yakın hısımları olan babaanne ve dede sevgisinden yoksun bırakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, babanın il dışında yaşadığı ve kendisine tanınan kişisel ilişki kurma hakkını kullanmaması sebebiyle davacıların torunlarını göremedikleri bu itibarla kişisel ilişki kurulmasını talep haklarının koşullarının gerçekleştiği bu itibarla ilk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın isabetli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Üçüncü kişilerin, koşulları gerçekleştiği takdirde çocukla kişisel ilişki kurma hakkı mevcut ise de, kişisel ilişki süresinin anne ve babaya tanınan genişlikte olması beklenemez. Ancak, büyükanne ve büyükbabalarla torunları arasındaki kişisel ilişkinin çocukların bu kişilerle olan aile bağlarını geliştirip güçlendirecek ve bu kişilerin de torun sevgisini tatmalarına elverişli olacak yeterlilikte olması gerekir. Somut olayda, çocuğun yaşı ve dosya kapsamı dikkate alındığında, davacı dede ve babaanne ile çocuk arasında ayda iki gün ve yatısız olacak şekilde kişisel ilişki kurulması yeterli ve çocuğun üstün yararına uygun bulunmakla..." ifadelerine yer verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun(4721 sayılı Kanun) 325 inci maddesi “Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir. Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için kıyas yoluyla uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, ana ve baba dışındaki üçüncü kişilerin çocukla kişisel ilişki kurabilmeleri için "olağanüstü hâller" in bulunması ve kişisel ilişkinin çocuğun menfaatine uygun düşmesi gerekmektedir.
Somut olayda; anlaşmalı boşanma kararı ile velâyeti anneye verilen 20.08.2015 doğumlu ... ile davacıların oğlu olan dava dışı baba ... arasında kişisel ilişki düzenlendiği, davacılar babaanne ve dedenin babaya tanınan kişisel ilişki süresi içerisinde torunlarını görme, aile bağlarını koruma ve geliştirme imkânına sahip oldukları, babanın davacılardan ve davalıdan farklı bir şehirde yaşıyor olmasının kanunun aradığı olağanüstü hal kapsamında değerlendirilmesinin ise mümkün olmadığı, davacılar tarafından başkaca olağanüstü bir halin varlığının ileri sürülüp kanıtlanmadığı, şu halde üçüncü kişi konumunda olan davacılar ile çocuk arasında 4721 sayılı Kanun'un 325 inci maddesi uyarınca kişisel ilişki kurulmasının yasal koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, davanın reddi yerine, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.