Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/1004 E. 2026/6950 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1004
Karar No
2026/6950
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1586 E., 2025/2942 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli(Konya) 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/316 E., 2024/39 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası, tazminat ve nafakaların miktarları, velâyet ile kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup, bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesi hükmü davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminat miktarları ile nafakaların miktarları yönünden; davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı kadının ve davalı erkeğin kusur belirlemesine yönelik istinaf başvurularının kısmen kabulüne ve kadının maddî ve manevî tazminat miktarları ile nafakaların miktarlarına yönelik isitnaf başvurusunun kabulüne karar verilerek kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminat ile nafakaların miktarları yönünden yeniden karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı "velâyet ile kişisel ilişki" yönünden istinaf yoluna başvurmayan davalı erkeğin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı "velâyet ile kişisel ilişki" yönünden temyiz hakkı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; "velâyet ile kişisel ilişki" istinaf edilmeyerek kesinleşmiş olup davalı erkek vekilinin bu yöne ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı erkek vekilinin diğer yönlerden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı erkek vekilinin velâyet ile kişisel ilişkiye yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE, 2.Davalı erkek vekilinin diğer hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2026/1004, K. 2026/6950, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2026-1004-e-2026-6950-k-16ca37ee2fe6