Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9854 E. 2026/5321 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9854
- Karar No
- 2026/5321
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/478 E., 2025/804 K. DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın vekili tarafından; nafaka ve manevî tazminatın miktarı yönünden; davacı-davalı erkek vekili tarafından ise duruşma istemli olarak kusur belirlemesi, aleyhe hükmedilen nafaka ve tazminatların miktarı ile yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiş ise de; daha önceden duruşmalı olarak temyiz edilmiş ve duruşma yapılmış olduğundan ikinci kez duruşma yapılamayacağından talebin reddine karar verilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığına nazaran, davalı-davacı kadın yararına hükmolunan manevî tazminat miktarı, bozma ilamında belirtilen ilkelere ve bozmanın amacına uygun olmayıp azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha uygun miktarda manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı-davacı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası bozmanın amacına uygun olmayıp azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının manevî tazminatın ve yoksulluk nafakasının miktarları yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'e iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.