Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/7660 E. 2026/2311 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7660
Karar No
2026/2311
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/292 E., 2025/1101 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 17. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/827 E., 2023/793 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı birleşen davacı kadın vekili tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, lehine hükmedilen nafaka miktarı yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- birleşen davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, kadının tazminat talebinin reddine, kadın lehine tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verilmiştir. Kararın davalı- birleşen davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı- birleşen davacı kadın vekili tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kadının, müşterek haneyi sürekli bırakıp annesinin evine gitmesi ve ... görevlerini yerine getirmemesi, erkeğin ise alkol kullanımı ve eşine ekonomik şiddet uygulamasından bahisle tarafların birliğin sarsılmasında eşit kusurlu olduğu yönünde kusur belirlemesi yapılmış ise de, mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara ve özellikle ortada erkek tarafından açılmış terke dayalı bir boşanma davasının bulunmaması ve erkeğe yüklenen kusurların niteliği dikkate alındığında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı- birleşen davalı erkeğin, davalı- birleşen davacı kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

3.Türk Madeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı, 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 inci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları da dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönlerinden kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA,

3.Davalı- birleşen davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/7660, K. 2026/2311, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-7660-e-2026-2311-k-97b09867afae