Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/6605 E. 2025/10632 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6605
- Karar No
- 2025/10632
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/896 E., 2024/1810 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/926 E., 2023/59 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından erkeğin birleştirilen davasının kabulü, kusur belirlemesi, kişisel ilişki süresi, tedbir ve iştirak nafakası, maddî ve manevî tazminat miktarları ile yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise katılma ile kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası, maddî ve manevî tazminat ile miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz eden davalı-davacı erkek, 10.11.2025 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden feragat ettiğini açıkca, kayıtsız ve şartsız bildirdiğinden, davalı-davacı erkeğin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı-davalı kadının vekilinin gerekli şartları taşıyan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ile kişilik haklarına yapılan saldırı dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince daha uygun miktarda manevî tazminat takdiri gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.Boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Toplanan delillerden; kadının sürekli ve düzenli bir işi ve gelirinin olmadığı, evlilik birliğinin sarsılmasında ağır veya tamamen kusurlu olmadığı, az kusurlu olduğu, bu haliyle yararına yoksulluk nafakasına hükmedilme koşulları oluştuğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında kadın yararına, 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki "hakkaniyet ilkesi" de dikkate alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi gereğince uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı-davacı erkeğin temyizden feragatı nedeniyle temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi Kararının manevi tazminat miktarı ile yoksulluk nafakası talebi yönünden davacı-davalı kadın yararına BOZULMASINA, 3.Davacı-davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.