Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/4433 E. 2025/11606 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4433
- Karar No
- 2025/11606
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/426 E., 2025/346 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/547 E., 2023/896 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri ile tedbir ve yoksulluk nafakası miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup, bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, kadın lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden; davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri ile tedbir ve yoksulluk nafakası miktarları yönünden istinaf yoluna başvurulduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; davalı-karşı davacı kadın tarafından asıl davanın kabulü istinaf konusu yapılmayarak kesinleşmiştir. Bu nedenle davalı-karşı davacı kadın vekilinin, istinaf edilmeyerek kesinleşen bu yöne ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının diğer yönlerden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek asıl ve karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, taraflarca istinaf talebinde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarının yanında davacı-karşı davalı erkeğin; davalı-karşı davacı kadının tanıkları ... ve ...'in beyanlarına göre kadına karşı sürekli fiziksel şiddet eyleminin bulunduğu ve erkeğe bu kusurun da eklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu hale göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, iktidarsız olduğunu kadından saklayan ve kadına süreklilik arz edecek şekilde fiziksel şiddet uygulayan erkeğin ağır kusurlu; gerektiğinden fazla kıskanç olan, eşinin dışarıya çıkmasına/sosyalleşmesine izin vermeyen, evde huzursuzluklar çıkaran ve eşine hakaret eden kadının hafif kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-karşı davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı- karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin asıl davanın kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE,
2.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin diğer hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile kadının maddî ve manevî tazminat talebi yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, b.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirmesi ile kadının maddî ve manevî tazminat talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
c.Davacı-karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı-karşı davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'ya geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.