Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/3759 E. 2026/4537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3759
Karar No
2026/4537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2018/1014 E., 2024/440 K. DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı

Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili ve katılma yoluyla davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı kadın vekilinin banka hesaplarındaki birikimler yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; Mahkeme kararında; tarafların iddia ve savunmalarının özetlerinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür.

Somut olayda, davacının banka hesaplarındaki birikimlerine yönelik talebi yönünden davanın reddine karar verilmesine rağmen, bu yönde bir gerekçe bulunmamaktadır. O halde, Mahkemece, tasfiye konusu banka hesaplarındaki birikimler yönünden de anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte gerekçe içeren, incelenecek ayrı, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde gerekçesiz karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

3.Taraf vekillerinin ... plakalı araca yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Öncelikle, Mahkemece araç yönünden davacının talebinin sadece katılma alacağı olarak nitelendirilmesi hatalı olmuştur. Şöyle ki, davacının dava dilekçesinde ziynetlerinin bozdurularak araç alındığı, daha sonra işbu aracın satılarak tasfiye konusu aracın edinildiğini iddia ettiği; davacı vekilinin 14.03.2011 tarihli dilekçesi ile de dava dilekçesindeki talep miktarını açıklayarak ''araç yönünden 500,00 TL ve ziynet eşyaları ile aracın edinilmesine katkı nedeniyle de 500,00 TL alacak talebinin olduğunu'' açıkladığı; 27.02.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile de araç yönünden talep miktarını ''147.748,00 TL katılma alacağı, 134.504,00 TL değer artış payı alacağı'' olarak ıslah ettiği anlaşılmakla; maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime ait olup (6100 sayılı Kanun md. 33) dava dilekçesindeki iddianın ileri sürülüş şekline göre, araç yönünden dava, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı istemine ilişkindir. O halde, Mahkemece, davacının araç yönünden değer artış payı talebi yönünden yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalı olmuş bozmayı gerektirmiştir.

Ayrıca, Mahkemece işbu aracın edinilmesinde tarafların kişisel malının kullanıldığına yönelik yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, davalı erkeğin tasfiye konusu aracın edinilmesinde kullanılan dava dışı ... plakalı araçtan önce de edinilen ... plakalı aracın alındığını ve bu aracın kişisel mal olduğunu iddia ettiği, her ne kadar gelen yazı cevaplarında davalı erkek adına tasfiye konusu araç ve dava dışı ... plakalı araç dışından araç kaydı olmadığı bildirilmiş ise de, davalı erkek vekili tarafından bildirilen şase ve motor numarasına göre bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece davalının kişisel mal savunmasına yönelik bildirdiği ... plakalı aracın kayıtlarının eski tarihli olduğu da gözetilerek bildirilen şase ve motor numarasına göre de araç kaydının sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

4.Davacı kadın vekilinin Konut Ön Birikim Fonu'ndaki birikimler yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; Kural olarak, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (TMK md. 235/1).

Somut olayda, tasfiye konusu Konut Ön Birikim Fonu'ndaki birikimler yönünden yazılı şekilde karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, Konut Ön Biriktirim Fonu’na giriş isteğe bağlı olup çıkış için herhangi bir koşul bulunmamaktadır; birikimlerin kaynağı da ödenen aidatlardır (... Kanunu md. 23). O halde, Mahkemece, ...'a yeniden yazı yazılarak mal rejiminin sona erdiği tarihte hak sahibinin talep etmesi halinde Konut Ön Biriktirim Fonu'ndan ne kadar ödeme yapılabileceği ve aidatların ne zaman ödendiği sorularak sonucuna göre, davacı kadının katılma alacağı yönünden bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, Mahkeme kararının yukarıda (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA,

2. Taraf vekillerinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3759, K. 2026/4537, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-3759-e-2026-4537-k-de37bbbe7d6b