Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/1480 E. 2025/8369 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1480
Karar No
2025/8369
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/806 E., 2024/2244 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, birleşen boşanma davasının kabulü, asıl boşanma davasının reddi, velayet, kadın ve çocuklar lehine kabul edilen nafakalar, kabul edilen tazminatlar ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Davacı-davalı erkek vekilinin " kusur belirlemesi, birleşen boşanma davasının kabulü, asıl boşanma davasının reddi, velayet, kadın ve çocuklar lehine kabul edilen nafakalar, kabul edilen tazminatlara" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2.Davacı -davalı erkek vekilinin "kabul edilen ziynet alacağı davasına" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Davalı- davacı kadın vekili tarafından boşanma ve ziynet alacağı talepli birleşen dava açılmış olup, davacı-davalı erkek tarafından ise asıl dava dosyasında boşanma talepli dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin asıl boşanma davasının reddine, kadının birleşen boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer’ilerine, kadının ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davacı-davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacı-davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı- davacı kadın, dava dilekçesi ve 31.03.2021 tarihli açıklama dilekçesinde, ziynet eşyasına yönelik olarak 3 çift adana burması (180 gram, 22 ayar), 1 adet kelepçeli burma (80 gram, 22 ayar) 2 metre zincir (120 gram, 22 ayar), 1 çift burmalı küpe (10 gram, 22 ayar) 2 adet altın yüzük (12 gram, 22 ayar), 2 adet bileziğin (40 gram, 22 ayar) aynen iadesi, bu mümkün olmazsa 1.000,00 TL bedelinin ödenmesi talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince kadının ziynet alacağı davası yönünden 3 çift adana burması (180 gram, 22 ayar), 1 adet kelepçeli burma (80 gram, 22 ayar) 2 metre zincir (120 gram, 22 ayar), 1 çift burmalı küpe (10 gram, 22 ayar) 2 adet altın yüzük (12 gram, 22 ayar), 2 adet bilezik (40 gram, 22 ayar) olmak üzere ziynetlerin aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmadığı takdirde bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiş, hükmedilen bedelin ne miktar olduğu belirtilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde, hüküm altına alınan ziynet eşya bedeli miktarının gösterilmemesi suretiyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı-davalı erkek vekilinin " kusur belirlemesi, birleşen boşanma davasının kabulü, asıl boşanma davasının reddi, velayet, kadın ve çocuklar lehine kabul edilen nafakalar ile kabul edilen tazminatlara" yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının bu yönlerden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

2.Davacı-davalı erkek vekilinin " ziynet alacağı davasına" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun - ziynet alacağı davası - yönünden- esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

b.İlk Derece Mahkemesi kararının ziynet alacağı davası yönünden erkek yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre ziynet alacağı davasının esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik nicelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1480, K. 2025/8369, T. 07.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-1480-e-2025-8369-k-d7968021bc64