Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/10598 E. 2026/6005 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10598
Karar No
2026/6005
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/39 E., 2025/2588 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Seydişehir 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2022/158 E., 2023/337 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminatların ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır kusurlu olduğu belirterek her iki tarafın boşanma davasının evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer’ilerine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerinin istinaf yoluna başvurması üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince kusura ilişkin gerekçe düzeltilerek kadın eşin ağır, erkek eşin az kusurlu olduğuna karar verilerek kadının tazminat talepleri ve yoksulluk nafakası reddedilmiştir. Bu karara karşı kadın vekilince temyiz talebinde bulunulmuştur. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince kadın ağır kusurlu kabul edilmiş ise de, Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

3.Boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Toplanan delillerden; kadının sürekli ve düzenli bir işi ve gelirinin olmadığı, evlilik birliğinin sarsılmasında ağır veya tamamen kusurlu olmadığı, bu haliyle yararına yoksulluk nafakasına hükmedilme koşulları oluştuğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında kadın yararına, 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki "hakkaniyet ilkesi" de dikkate alınarak, 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi gereğince uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadının reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davalı- karşı davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/10598, K. 2026/6005, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-10598-e-2026-6005-k-7c5fae64b0d9