Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/771 E. 2024/8411 K.

Konu: Karşılıklı Boşanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/771
Karar No
2024/8411
Karar Tarihi
Konu
Karşılıklı Boşanma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/132 E., 2023/306 K. KARAR : Başvurunun kısmen kabulü, gerekçenin düzeltilmesi, İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/257 E., 2021/745 K. Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı -davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile kararın kusur gerekçesinin düzeltilmesine, sair istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı -davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı- davalı kadın vekili dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; erkeğin kendisine hakaret ettiğini, sürekli aşağıladığını, psikolojik şiddet uyguladığını, ekonomik şiddet uyguladığını, erkeğin haftanın en az dört günü dışarıda alkol alıp eve geç saatlerde geldiğini, bazı günler ise eve hiç gelmediğini, kumar oynama alışkanlığının bulunduğunu, çocukları ile ilgilenmediğini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun vekâletinin anneye verilemesine, aylık 2.000,00 TL tedbir nafakasına, kararın kesinleşmesi halinde nafakanın iştirak nafakası olarak devamına, aylık 3.000,00 TL tedbir nafakasına, kararın kesinleşmesi halinde nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına, 100.000,00 TL maddî tazminat ile 100.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı -davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçelerinde özetle; iddiaların asılsız olduğunu, kadının hastalığı süresince onunla ilgilenmediğini, hakaret ettiğini, aşağıladığını, ortak çocuğunun doğumu itibari ile ayrı yataklarda yattıklarını, evliliklerinin son dört yılında aralarında cinsel münasebet bulunmadığını, alkol ve kumar bağımlılığının olmadığını, kadının gelişimini olumsuz etkileyecek kadar ortak çocuk üzerinde baskı kurduğunu, çocuğu ile baş başa vakit geçirmesine nadiren izin verdiğini savunarak ve iddia ederek asıl davanın reddine, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun vekâletinin babaya verilemesine, aylık 2.000,00 TL tedbir nafakasına, kararın kesinleşmesi halinde nafakanın iştirak nafakası olarak devamına, 100.000,00 TL maddî tazminat ile 100.000,00 TL manevî tazminatın kadından alınarak erkeğe verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin düzenli olarak içki içtiği bu nedenle davacı eşiyle ve müşterek çocuğuyla gerektiği gibi ilgilenemediği, bazı günler bu nedenle eve gelmediği ya da eşinin telefonlarına cevap vermediği, nerede olduğunu kadının bilmediğini , kumar oynama alışkanlığının bulunduğu, kadına başkalarının yanında “ben bu kadar zayıf kadın beğenmiyorum”, “kendi paran mı var ki harcayacaksın” şeklinde sözler söylediği, ekonomik şiddet uyguladığı, belirlenen kusurlu davranışlarla evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkeğin tam kusurlu olduğu, sosyal inceleme raporu, ortak çocuğun yaşı ve yaşının gereksinim duyduğu sevgi ve şefkatin annesi tarafından sağlanabileceği, tarafların sosyal ekonomik durumları, kadının boşanma ile yoksulluğa düşecek olması gerekçesi ile karşı davanın reddine, asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun vekâletinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk için aylık 750,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 750,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir . IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına süresinde davalı- davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı- davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün kusur belirlemesi, kabul edilen tazminatlar yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir . C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin düzenli içki içtiği, kumar alışkanlığının olduğu yönünde erkeğe kusur yüklenmiş ise de bu iddiaların dosya kapsamı ve tanık anlatımları ile ispat edilemediği, bununla birlikte erkeğin kadına ekonomik şiddet uyguladığı, eve geç geldiği, bazı günler eve gelmediği yada eşinin telefonlarına cevap vermediği, kadının eşinin nerede olduğunu dahi bilmediği, erkeğin kadın ve ortak çocuğuyla gereği gibi ilgilenmediği, kadına "Ben bukadar zayıf kadın beğenmiyorum." "Kendi paran mı var ki harcayacaksın?" şeklinde sözleri başkalarının yanında söyleyerek şiddet uyguladığı vakıalarının sabit olduğu, mahkemece tanıkların taraflardan ya da üçüncü şahıslardan duyum olarak aktardıkları beyanlar ile evliliğin devam etmesi ile affedilen ya da hoşgörü ile karşılanan olaylara ilişkin beyanlarına, dava tarihinden sonra gerçekleşen olaylar hakkındaki beyanlar ile dava ve süresinde verilen cevap dilekçelerinde dayanılmayan maddî vakıalara ilişkin beyanlarına kusur belirlemesinde itibar edilmemesinin yerinde olduğu, mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, iddialarını kanıtlayamayan erkeğin boşanmaya neden olaylarda tam kusurlu, kadın kusursuz olduğu, erkeğe yüklenen kumar ve içki alışkanlığı kusurlarının ispat edilememiş olması erkeğin kusur durumunu değiştirmediği, gerçekleşen kusur durumuna göre kadının davasının kabulüne, erkeğin davasının reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, kadın lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesinin usul, yasa ve dosya kapsamına uygun, tazminat miktarları tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ile gereğince makul olduğu gerekçesi ile hükmün kusur belirlemesine ilişkin gerekçesinin düzeltilmesine, erkek vekilinin sair istinaf başvurularının ise esastan reddine karar verilmiştir . V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı- davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün kusur belirlemesi, kabul edilen tazminatlar yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bulunan geçimsizlikte kusurun kimden kaynaklandığı kadın yararına hükmedilen maddî - manevî tazminat koşulları ve miktarları noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 6 ncı, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları. 6098 sayılı Kanun 50, 51 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/771, K. 2024/8411, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2024-771-e-2024-8411-k-096567ce21eb