Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7682 E. 2025/3456 K. – Boşanma

Konu: Boşanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7682
Karar No
2025/3456
Karar Tarihi
Konu
Boşanma

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/383 E., 2024/268 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından bozma sonrası maddî ve manevî tazminat talebine ilişkin ıslah taleplerinin dikkate alınmadığı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu, anlaşılmakla; davalı kadın vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Islah kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176’ncı ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Islah, davacı veya davalının, iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı kapsamındaki usul işlemlerini, karşı tarafın iznine ve hâkimin onayına bağlı olmaksızın belli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmesini sağlayan bir usul hukuku kurumudur. Islahın zamanı ve şekli, 6100 sayılı Kanun'un 177 inci maddesinde düzenlenmiştir. İlgili maddenin birinci bendinde "Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir." hükmü yer almakta olup, Yargıtay'ın 04.02.1948 tarihli ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar sayılı, yine 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları gereği uygulama bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı ve bozma sonrası ıslah taleplerinin reddi gerektiği şeklinde gerçekleşmiştir. Bununla birlikte 6100 sayılı Kanun'un 177 inci maddesinde yer alan ıslahın zamanı hususunda 22.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 18 inci maddesi ile açıklayıcı bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre; birinci fıkradan sonra gelmek üzere ikinci fıkra olarak "Yargıtayın bozma kararından veya Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya İlk Derece Mahkemesine gönderildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz." hükmü getirilmiştir. Böylelikle kanunda öngörülen şartları sağladığı takdirde Yargıtay bozma kararı ve Bölge Adliye Mahkemesi gönderme kararından sonrada ıslah yapılabilmesi mümkün kılınmıştır.

Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki boşanma davasında İlk Derece Mahkemesince davacı erkeğin ağır, davalı kadının az kusurlu olduğu kabul edilerek davalı kadın lehine 12.000,00 TL maddî ve 12.000,00 TL manevî tazminata, çocuk için aylık 300,00 TL, kadın için aylık 350,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Kararın davalı kadın vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahmesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hükmün davalı kadın vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce; kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ve yoksulluk nafakası miktarlarının yetersiz olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Davalı kadın, cevap dilekçesinde 30.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat istemiştir. Bozma sonrası davalı kadın vekili 19.02.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile kadın lehine maddî ve manevi tazminat taleplerini arttırmak amacıyla kısmi ıslah talebinde bulunmuş olup, ıslah dilekçesiyle maddi ve manevi tazminat istemini 250.000,00'şer TL'ye çıkarmıştır. Manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince manevi tazminat kısmi davaya konu olamayacağı gibi, ıslah yoluyla da miktarı arttırılamaz. Maddi tazminat miktarının ise ıslah yolu ile arttırılması mümkündür. İlk Derece Mahkemesince Yargıtay bozma kararı sonrası ıslah mümkün olmadığı gerekçesiyle ıslah talebi dikkate alınmamış, dilekçeler teatisinde cevap ve ikinci cevap dilekçesindeki talep edilen tazminat miktarları gözetilerek davalı kadın lehine 30.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Oysa 6100 sayılı Kanun'un 176 ve devamı maddelerine göre, bozma sonrası yapılan yargılamada tahkikat işlemi yapıldığına göre taraflarca ıslah talebinde bulunulması mümkündür. Hal böyle iken Mahkemece, usulüne uygun şekilde yapılan ıslah talebinin dikkate alınarak maddi tazminat takdir edilmesi gerektiği halde, yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden BOZULMASINA,

2.Davalı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/7682, K. 2025/3456, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2024-7682-e-2025-3456-k-e0ecd7c67bad