Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/7578 E. 2025/4383 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/7578
- Karar No
- 2025/4383
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1209 E., 2024/1213 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma- Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 8. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/902 E., 2024/280 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından, kusur belirlemesi, ret ve kabul edilen tazminatlar yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise, kusur belirlemesi, tazminat miktarları yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kadına kusur olarak yüklenen habersiz tatile gittiği, maddi olarak aile bütçesini zorlayacak taleplerinin olduğu, erkeğin kişisel eşyalarını toplayıp evin dışına koyduğu vakıalarına ilişkin tanık sözlerinin sebep ve saiki açıklanamayan soyut duyum ve yoruma dayalı beyanlar olduğunun, bu nedenle bu vakıaların kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin; erkeğe yüklenen sadakatsizlik vakıasının ise, güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığının, belirlenen ve gerçekleşen kusurlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin yine de ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı- davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı- davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı- davacı kadın yararına maddî ve manevî tazminat miktarı yönünden BOZULMASINA, 2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı - davacı kadın vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden Döndü'ye iadesine, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden Abdurrahim'e yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.