Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/6663 E. 2025/8684 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6663
- Karar No
- 2025/8684
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/748 E., 2024/1229 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/453 E., 2023/1047 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından katılma yoluyla erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve velâyet yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde yapılan tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. Davalı-karşı davacı vekili ...'ın mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve yasaya uygun bulunmayan davalı-karşı davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verildi. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine ve özellikle kadına kusur olarak yüklenen "hakaret" vakıasından sonra evlilik birliğinin bir süre daha devam ettiğinden bu vakıanın erkek tarafından affedilmiş, en azından hoş görü ile karşılanmış olduğunun kabulü gerektiğinin, bu nedenle bu vakıanın kadına kusur olarak yüklenemeyeceğinin, Bölge Adliye Mahkemesince erkeğe kusur olarak yüklenen "kadını ortak konuttan kovduğu, aile arasında kalması gerekenleri başkaları ile paylaştığı, birlikte yaşamaktan kaçındığı" vakıalarının ise ispatlanamadığından bu vakıaların erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğinin, yine de kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının ... yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden İsmet'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.