Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/1435 E. 2025/8295 K.

Konu: Kamu Malına Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1435
Karar No
2025/8295
Karar Tarihi
Konu
Kamu Malına Zarar Verme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/778 E., 2024/833 K. SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında 16.01.2016 tarihli iddianame ile kamu davası açılan ve 16.12.2015 tarihinde katılan kuruma ait yatağı yakarak zarar vermesi şeklindeki eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a ve 152/2-a maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve aynı Kanun'un 66/1-d, 66/4 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla, Dairemizin 05.03.2024 tarihli ve 2022/51 Esas, 2024/3822 Karar sayılı bozma ilamında "UYAP üzerinden yapılan incelemede sanığın 30.11.2015, 02.12.2015, 03.12.2015, 28.12.2015 tarihlerinde de benzer şekillerde işlediği kamu malına zarar verme eylemlerine ilişkin iddianameler düzenlenerek mahkûmiyet kararları verildiği ve bu kararların bir kısmının kesinleştiği tespit edilmekle; öncelikle yargılamaya devam olunup, bahsi geçen dosyalar getirtilip incelenerek, suç ve iddianame tarihleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme tek bir suçu, her iddianameden sonraki eylemlerin ayrı bir suçu oluşturacağı, incelememize konu dosyada yer alan tüm eylemleri bakımından ise sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması koşullarının oluştuğu, diğer eylemleri yönünden ise devam eden dosyalar yönünden ise davaların birlikte görülmesi sağlandıktan sonra zincirleme suç hükümlerinin uygulanması koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, varlığının tespiti hâlinde yine kesinleşen dosyalardaki ceza miktarları mahsup edilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi" gerektiği belirtilmesine rağmen duruşma açılarak bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden yazılı şekilde tensip zaptı ile düşme kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/1435, K. 2025/8295, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2025-1435-e-2025-8295-k-669afb4a9b20