Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/7903 E. 2026/11627 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7903
Karar No
2026/11627
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3732 E., 2024/795 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, ''Söz konusu kararın hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğine, sanığın gerek hazırlık aşamasındaki gerekse mahkeme sürecindeki beyanlarına bakılacak olursa, söz konusu dosya kapsamında isnat edilen suçları işlemediğinin açıkça görüleceğine, tüm bu bilgi edinme süreçlerinin tamamen beyanlara dayalı olduğuna, ...'ü, mahalleden tanıdığını ve arada bir selamlaştıklarını belirtmiş olmasına rağmen, hazırlık aşamasında sanık aleyhine teşhis tutanağı düzenlendiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte, sıfır açılmamış kutulu bir televizyonun faturasız bir şekilde 2.500,00.-TL'ye satın alınmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ve sanığın beraatine karar verilmesini talep ettiklerine'', sanığın temyiz isteminin ''Hakkında hiçbir somut delil bulunmadığına, yerel mahkemenin takdirinin ... isimli şahsın teşhis ve beyanları üzerine inşa edildiğine, atılı suçu işlemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmesini talep ettiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,

Dosya içeriğine göre; sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak: 1-Tüm dosya içeriğine göre; sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmemesi karşısında; suç tarihinde kullanımlarında olan telefon hatları tespit edilerek, hatların suç tarihindeki HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj baz istazsyonu vs) ... ve İletişim Kurumundan getirtilerek, sanığın kullandığı numaralı hatların suç tarihinde suç yerinden sinyal alıp almadığının belirlenmesi suretiyle savunmalarının doğruluğunun araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Sanığın savunmalarında bahsettiği ... isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek tanık sıfatıyla dinlenmesi suretiyle, tüm deliller bir bütün hâlinde değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

3- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/213 Esas ve 2020/653 Karar sayılı ilâmında, sanık hakkında birden fazla suçtan verilmiş cezalar olduğu gözetilerek, bu cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/7903, K. 2026/11627, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-7903-e-2026-11627-k-3d42bee33562