Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/5685 E. 2025/16038 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5685
- Karar No
- 2025/16038
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/78 E., 2022/539 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanığın neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hükümde aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, bozma sonrasında sanık hakkında tayin olunan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın sonuç olarak 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, 2. Önceki hükmün sanık tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen nedenlerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırıkların 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından “Ancak Yargıtay Bozma ilamı öncesi verilen kararın yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği, dolayısıyla aleyhe temyiz bulunmadığı ve aleyhe hüküm kurma yasağı çerçevesinde sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek Yargıtay Bozma ilamı öncesinde İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29/04/2016 tarihli, 2015/417 Esas ve 2016/294 Karar sayılı kararındaki hüküm gibi; sanığın NETİCETEN 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” cümlesinin çıkarılıp, yerine "Sanık hakkında hükmolunan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası olarak infazına" cümlesinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma kararı öncesi, ilk kararda belirtilen yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline, bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenerek karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.