Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/16597 E. 2025/1475 K. – Suç Eşyasının

Konu: Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/16597
Karar No
2025/1475
Karar Tarihi
Konu
Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/744 E., 2011/66 K. SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2024 tarihli ve KYB-2024/108195 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Sanığın duruşmadan bağışık tutulması" başlıklı 196. maddesinde yer alan, "(1) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir." şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olayla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/07/2022 tarihli ve 2021/6-434 esas, 2022/520 sayılı ilâmında yer alan, "Manisa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve asıl Mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanık ...’ın, hükmün açıklandığı 05.06.2015 tarihli son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mahkûmiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğindedir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca kanun yararına bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde Mahkemesince yerine getirilmesine ve ulaşılan bu sonuç karşısında sanığın mala zarar verme suçuna ilişkin cezasının infazının durdurulması ile tahliyesine karar verilmelidir." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Somut olayda, yargılama aşamasında sanığın savunmasının birleşen Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/742 esasına kayden görülen dosya üzerinden 25/11/2010 tarihli duruşmada alındığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi uyarınca savunmasında duruşmalardan vareste tutulmaya yönelik talebi bulunmadığı, Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/02/2011 tarihli kararının sanığın yokluğunda verildiği, karar tarihi itibariyle başka suçtan İzmir (Kapatılan) Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunduğu anlaşılan sanığın, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hüküm tarihinde İzmir (Kapatılan) Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olduğu UYAP kayıtlarından anlaşılan hükümlüye duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 10.02.2011 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2011 tarihli ve 2010/744 Esas, 2011/66 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/16597, K. 2025/1475, T. 04.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-16597-e-2025-1475-k-5712819d3df7