Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/592 E. 2024/16438 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/592
- Karar No
- 2024/16438
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2020/442 E., 2021/149 K. ŞİKAYETÇİLER : ..., ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama
I-Suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde; Her ne kadar suça sürüklenen çocuğa Baro tarafından görevlendirilen müdafii kararı süresi içinde temyiz etmiş ise de; 02.02.2021 tarihinde alınan ifadesi sırasında 18 yaşını doldurduğu ve avukat istemediğini söyleyip avukatsız ifadesi alınan suça sürüklenen çocuğa Baro tarafından görevlendirilen müdafiinin yetkisinin ortadan kalkmış olması karşısında, yukarıda belirtilen gerekçe ile müdafiinin temyiz yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz yetkisi bulunmayan suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk ... ile suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma sonrası kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca 5271 sayılı CMK'nın 291/1. maddesinde yedi gün olarak belirtilen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay'dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nın 305-326. maddeleri uygulanmakta olduğundan, daha önce Yargıtay incelemesinden geçmiş dosyada temyiz süresine ilişkin bir değişiklik yapılmadığı dikkate alındığında; 05.04.2021 tarihli kararda temyiz süresinin tebliğ tarihinden itibaren 15 gün olduğu belirtilerek yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk ...'in 31.10.2022 tarihinde tebliğ edilen kararı 11.11.2022 tarihli temyiz dilekçesi ile süresinde temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuk ... hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan İzmir Cumhuriyet başsavcılığının 2013/93208 soruşturma no'lu iddianamesi ile dava açıldığı ve bu dosya ile 25.03.2015 tarihinde birleştirme kararı verildiği halde, suça sürüklenen çocuk ... hakkında bu suç yönünden bir karar verilmemiş ise de, zamanaşımı içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ançak; 17.06.2020 tarihli Yargıtay ( Kapatılan ) 17. Ceza Dairesinin bozma ilamı öncesi, 10.11.2015 tarihli kararda suça sürüklenen çocukların sonuç ceza olarak 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, hükümlerin suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk ... tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma sonrası hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezalarının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... ile suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarından "...CMUK'nın 326/son maddesi gereğince sonuç olarak suça sürüklenen çocukların 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına" ibaresi çıkarılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezalarının, 1 yıl 3 ay 16 gün hapis cezası üzerinden infazına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.