Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/3110 E. 2024/9553 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3110
- Karar No
- 2024/9553
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarih ve 2022/7-315 Esas sayılı kararında da belirtildiği üzere incelemeye konu kararda Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmediği, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmediği, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen sanık hakkında atılı suçun unsurları oluşmadığından bahisle beraat kararı verebileceği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303/1-h maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm tarihine göre 1.700,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine karar verilmek suretiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.